AKŞAM GAZETESİ | Serdar Turgut | 2010-03-19
Oğlumla günlük bir ritüel geliştirdik. Her sabah okula çıkarken bana o gün hangi konuyu merak ettiyse onu söylüyor.
Ben onu alış saatimize kadar konu üzerinde okuyorum, fotoğraflar bulursam kopya alıyorum ve paydos zili çaldığında onu elimde bir dosyayla karşılıyorum sınıfının kapısında. Eve dönerken konuyu ona anlatıyorum. Bazen sadece bir dakika sürüyor anlatmam ve sonra onun soruları başlıyor. Bunlar da genellikle minimum 2 saat sürüyor. Böylece vakit geçip akıyor.
Bu ritüelimiz sayesinde, ben yakında ansiklopedilerde olan maddelerin hemen hepsi hakkında bilgi sahibi olacağım.
Genç yaşlarımdan bu yana Britannica ansiklopedisini baştan sona okumak gibi bir arzum vardı, ama bir türlü fırsat çıkmadı bunu gerçekleştirmek için. Nihayet oğlum sayesinde bu arzumu da sonunda gerçekleştiriyor gibiyim.
Oğlum nedense bana özel uzmanlığım olan konu üzerinde hiç soru sormadı bugüne kadar. (Bu aşamada penisi düşünüp yanlış espriler yapanları da kınıyorum.)
'Aardvark nedir?' diye nedense hiç sormadı bana. Oysa bu hayvan ile ilgili bilgiler, hemen her ansiklopedinin birinci maddesidir ve ben her ansiklopediyi baştan sona okumaya niyetlenip sonunda okumayı birinci sayfada bıraksam da bu Aardvark maddesini, birinci madde olduğundan bugüne kadar mecburen belki de beş yüz defa mutlaka okumuşumdur.
Uzmanı olduğum bu konu yerine 'Cadılığın tarihi', 'Moğollar', 'Dr. Frankestein', 'Drakula', 'Parfümün tarihi' ile ilgili sorularla karşılaştım, övünmek gibi olmasın da bütün bu konular hakkında şu an bilgi sahibiyim ben.
Bu arada bir not da koymalıyım. 'Cadılığın tarihi'ni sorduğunda, 'Rana'yı göstererek 'Oğlum bunu annene sorsan daha iyi olur. Bu konuyu en iyi onun bilmesi gerekiyor. Üstelik hiçbir şey okumasına da gerek yok. Sadece kendi hayatını anlatsa yeter bu sana' dedim. Rana bu esprimi banal buldu, oğlum ise güldü.
'BEBEKLER NEREDEN GELİR' SORUSU NEDEN SORULMAZ Kİ
Geçen sabah Alp odama geldi, baba bugün okul çıkışında bana 'Dinozorların neden kulağı yok ve onlar kulaksız şekilde nasıl duyuyorlar bunu anlat' dedi. Ben bu badireden kolay kurtulmak için 'Hiç kulakları olmaz olur mu tabii ki vardır' dedim.
Oğlum birden 'Yoooo' dedi ve 'Bırak sana göstereyim' dedi. Ben bir an evin içine bir dinozor getireceğini sandım ve panikledim çünkü çocuklu evlerde her an her tuhaf şey olabilir.
Fırladı çıktı odadan. Sonra elinde fotoğraflar ve oyuncak dinozorlar ile geldi.
Hepsini tek tek dikkatle inceledim. Al başına bela. Gerçekten de bizim bildiğimiz gibi kulakları yoktu dinozorların. Bir an hareketsiz bir noktaya sabit bakarak kaldım. Oğlum düşündüğümü sandı.
Düşünüyordum ama cevabı değil, neden diğer babalar gibi kolay anlatılacak konularda sorular gelmez ki diye düşünüyordum... Örneğin 'Seks nedir?', 'Çocuklar nereden gelir?' türü sorular yerine 'Dinozorların kulağı neden yok?' sorusu gerçekten ağır darbeydi bir babaya. Bu absürd düzeyde zor soruyu cevaplandırmak yerine 'Çocuklar nereden gelir?' sorusunu cevaplamaya çoktan razıydım ama bende o şansı nereden bulacaksın ki.
DİNOZOR PENİSİ VAR
Sonra okula gitti.
Ben dinozorlar hakkında araştırmalarıma başladım. Bu süreç içinde dinozor bebeklerinin nereden ve nasıl geldiklerini bile öğrendim.
Dinozor bebekleriyle ilgili konu öyle sandığınız gibi basit değil, hayli karmaşık bir konu bu.
Çünkü bazıları dinozorların penisinin olup olmadığının bile net olmadığını söylerken, ben bir kaynakta titanosaurusun penisinin 3 metre 65 santim olduğunu okudum. Penisi yok diyenler de haklı olabilirlerdi, çünkü kulağı bile gözükmeyen bir hayvanın penisinin de olmaması bana pek şaşırtıcı gelmez.
Şahsen ben penislerinin olduğuna inanıyorum. Bilimsel kanıtım da var bu konuda. Eğer dinozorların penisleri olmasaydı 'taş devri' çizgi filmindeki Dino karakterinin nereden geldiğini açıklamanın hayli zor olacağını düşünüyorum. Dolayısıyla kulak konusunda netlik kazanmadan önce dinozorların penisi olduğuna inandım ben.
Eğer titanosaurusun penis uzunluğu gerçekten denildiği kadarsa onun, döneminde kadın dinozorlar arasında hayli popüler olduğunu tahmin etmek çok zor değil.
DİNOZORLAR NASIL SEKS YAPAR?
Ama onu düşününce aklıma diğer bazı konular da geldi. Örneğin acaba dinozorlar seks yaparken araya kuyrukları karışmaz mıydı? Bu karmaşık sorun kafamı meşgul etmeye başladı.
Bu önemli meseleye bilimin getirdiği cevap ise şu; dinozorlar hiçbir zaman 'doggy style' seks yapmazlarmış. Kuyrukların araya girmemesi için bulunan mantıki bir çözüm bu. Dinozorların bu kadar mantıklı düşünmeleri de bana biraz tuhaf geldi.
Sonunda eğer oğlum bir gün bana 'Dinozorlar nasıl seks yapardı?' diye sorarsa ona anlatacağım. Bu konuda çok bilgim oldu sonunda. Tam konuyu kapayacaktım ki bir yazının sonunda dinozorların kulağı ile ilgili sorunun cevabını buldum. Dinozorların bizim bildiğimiz türde kulakları gerçekten yokmuş ama bütün dinozorların sağır olduklarını düşünemeyeceğimize göre onların da bir şekilde duymaları gerekiyor değil mi?
İnsanlar da dahil diğer canlıların kulaklarının olduğu yerde dinozorlarda iki tarafta da sadece iki delik varmış. Duyma işlevini bunlar görüyormuş. Bu nedenle biz dışarıdan bakınca onların kulaklarını göremiyoruz.
Sonunda vazifesini yapmış bir babanın gönül rahatlığıyla okula doğru yola çıktım.