AKŞAM GAZETESİ | Deniz Gökçe | 2010-03-19
Değerli siyasete ve ideolojiye endeksli ekonomi düşünürlerimiz! IMF ve piyasa konusunda atıp tutmadan evvel aşağıdaki sayıları bir okuyun. Koca Avrupa'da 2008-2009 arasında resesyon yaşamayan tek ülke Polonya ve Polonya 2009 yılının başında IMF'den 20 milyar dolar esnek kredi almış.
Bu ülke dünyanın 21'inci büyük ekonomisi, 2008 sonunda GSYİH 667 milyar dolar (sabit 2000 fiyatları ile 526 milyar dolar). 2008 sonunda kişi başına gelir 2000 yılı fiyatları ile 6217 dolar. 2008 sonunda satın alma gücü paritesi ile kişi başına GSYİH 17 625 dolar. Dikkat: Bizim yarımız kadar, 38 milyon nüfuslu bu ülke, son yıllarda ortalama yüzde 5-7 arasında büyüme yaşamış ama 2008-2009 krizinde hiç resesyon yani eksi büyüme yaşamamış, 2009 yılında üçüncü çeyreğinde reel büyüme yüzde 1.7, 2009 dördüncü çeyreğinde ise yüzde 3.1 artı! 2009 yılında yüzde 1.7 civarında büyüme sağladı ve 2010 ve 2011 yıllarında yüzde 2.5-3 arasında büyümesi bekleniyor. Bu ülkede işsizlik sayıları yurtdışından özellikle de İngiltere'den geri göç yaşanırken ve Avrupa'nın bütününde kriz ortamında yüzde 12 civarında stabilize olmuş. Bu ülkede sanayi sektörü büyümesi Kasım 2009 tarihinde pozitif büyümeye geçmiş, ocak 2010 ayında ise yüzde 8.5 düzeyinde artış sergilemiş.
Bu ülkede ihracat 2008 yılında toplam 127 milyar, ithalat 138 milyar ve ticaret açığı 17.7 milyar dolarmış. Aralık 2009 tarihinde yıllık cari denge açığı 7.2 milyar dolar, yıllık dış ticaret açığı da 4.8 milyar dolar, GSYİH oranı olarak 2010 sonunda dış açık tahmini sadece yüzde 2.8 ! Bu ülkenin bütçe açığı da 2009 yılı bütünü için yüzde 2.3, 2010 yılı için beklenti yüzde eksi 2.8. Üç aylık faizler de yüzde 4.1 civarında, enflasyon ise 2010 Ocak ayında yüzde 3.6 ! Paraları geçen yıldan bu yıla değerlenmiş. Borsası ise 2009 yılı bütününde yüzde 53 artmış. Kamu borçluluk oranı 2008 sonunda GSYİH oranı olarak yüzde 47 civarında idi.
Polonya bizim sevmediğimiz her şeyi yapmış. IMF ile 2009 yılı ortasında anlaşmış, 20 milyar dolar kredi almış! Zaten tüm Sovyet bloğundan kopan ülkeler arasında en liberal politikaları 1990 yılından beri uygulamış, özelleştirmeleri yapmış, hızla piyasa sistemine dönmüş. En büyük sektör hizmet sektörü ! Hızla Avrupa Birliği'ne üye olmuş, ama henüz euro sistemine geçmeyi reddetmiş. 1990 yılından bu yana 50 milyar dolar doğrudan yabancı sermaye yatırımı almış. Enflasyon hedeflemesine erkenden geçmiş, kuru da piyasaya bırakmış, dalgalandırmış, parası da değerlenmiş! Bak sen şu küstah Polonya'ya, nasıl başarılı olmuşlar!
1989 yılındaki başkaldırı sonunda kurulan Üçüncü Polonya Cumhuriyeti bugün AB ve NATO üyesi. Polonya komünizm sonrası açılan ülkelerin en sağlıklısı olarak görülmekte ve 2009 yılında AB içerisinde en hızlı büyüyen, resesyon yaşamayan tek ülke olarak öne çıkmakta. Devamlı bir liberalizasyon politikası izleyerek, merkezi planlama ekonomisinden kapitalist pazar ekonomisine geçen en başarılı ülke olarak kabul edilmekte. Orta ve küçük boy devlet işletmelerinin özelleştirilmesi ve yeni firmaların kurulmasında izlenen liberal yasalar devamlı büyüyen bir özel sektörün ortaya çıkmasını sağladı. 2010 yılında hükümet, içlerinde kömür endüstrisi de olmak üzere, 20 kadar kamu şirketi hisselerinin Varşova borsasına sunulmasını planlamakta. Yapılan en büyük özelleştirme 2007 yılında Telekommunikacia Polska şirketinin France Télécom'a satışı oldu. Polonya tarım sektöründe sahip olduğu çok sayıda özel çiftlik ile AB içerisinde gıda sektöründe lider olmaya namzet. Ufuktaki en önemli hedef ekonomide yapılacak derin yapısal reformlar ile Polonya ekonomisinin euro tek para sistemine kabulünün sağlanması. Bu hedefe 2012 yılında erişilecek. 2004 yılında AB üyesi olduğundan beri pek çok Polonyalı AB ülkelerine, özellikle İrlanda ve İngiltere'ye, göçmen işçi olarak gitti. 2006 yılı mayısında Polonya'daki işsizlik oranı % 14,2 idi. Ücretlerin artışı, hızla büyüyen ekonomi ve Polonya Zloty'sinin değer kazanması işsizlik oranını da hızla düşürdü. 2008 yılı ağustosunda işsizlik oranı % 6,7 idi. Bu gelişme Polonyalı işçilerin göçünü durdurdu. İlk defa 2008 yılında geri dönen sayısı dışarıya gidenlerin sayısını geçti.
2009 yılında ülkenin toplam borcu GSMH'nın % 6,3'üne erişti. Bu oran bir önceki yıla göre 9 puan fazlalık gösteriyordu. LBBW (Landesbank Baden Württemberg), Polonya parası Zloty'nin önümüzdeki yıl euroya karşı % 10 değerleneceğini tahmin etmekte. Ekonominin bu sağlamlığının başlıca sebebi hükümetin ücretleri yükseltmiş olması olarak görülüyor. Diğer sebepler arasında, uluslararası ticarete bağımlılığın düşük olması, sağlıklı bankacılık sektörü, vergi indirimleri ve 2012 UEFA Futbol Şampiyonası için yapılan altyapı yatırımları sayılmakta. Polonya ekonomisinin büyümesindeki önemli bir unsur ülkenin araştırma ve geliştirme konusundaki ilgi çekici durumu. ABB, Glaxo Smith Klein, Google, Hewlett-Packard, IBM, Intel ve Microsoft gibi şirketler AR-GE merkezlerini Polonya'ya kaydırdı. Kaliteli işçi ve üniversite ve devletin desteği, Orta Avrupa'daki şirketlerin Polonya'yı seçmelerinde en önemli unsur.