AKŞAM GAZETESİ | Ali Ulusoy | 2010-03-19
Hükümetin acil ve hayati önemde gördüğü kısmi anayasa değişikliği paketinin içeriği belli oldu. Temel amacın HSYK'nın yapısını değiştirmek ve parti kapatmaları zorlaştırmak olduğu görülüyor. Geri kalanların bazıları makul. Ama büyük kısmı göz boyama hatta 'tribünlere oynama' cinsinden.
HSYK'nın yapısıyla oynamak 'ateşten gömlek'
HSYK'nın yapı ve işleyiş sisteminin mevcut halinin sorunlu olduğu doğru. Bu nedenle, üye sayısının artırılması, Adalet Teftiş Kurulu'nun HSYK'ya bağlanması, HSYK kararlarının yargı denetimine açılması ama terfi ve atamaların bundan muaf tutulması, Adalet Bakanı'nın konumu daha sembolik hale getirilmek kaydıyla bakan ve müsteşarın kurul üyeliğinin devam etmesi bence isabetli. Ancak HSYK'ya bazı üyelerin TBMM'ce seçilmesi ve çok sayıda üyenin yüksek yargıçlar dışındaki yargıçlarca seçilmesi son derece yanlış.
Bazı üyeleri Meclis'in seçmesi yargıdaki siyasallaşma riskini bilakis azdırıcı etki yapar. Söylendiği gibi HSYK'nın 21 üyesinden 8'ini yüksek yargıçlar dışındaki yargıçlar seçerse, yargı camiasını kamplara bölünür. Birbirini normal koşullarda tanıması fiziken imkansız olan binlerce yargıç, salt ideoloji, etnik köken, mezhep, bölge ve cemaat ekseninde oy kullanmaya zorlanmış olur. Bu yolla seçilmek büyük ölçüde siyaset, cemaat, etnik köken, bölge ve mezhep kökeninde örgütlenebilmeye endekslenir. Bu hükümleri anayasanın değiştirilemez 2. maddesindeki 'demokratik hukuk devleti' kavramı ile bağdaştırmak mümkün değil.
Ayrıca, HSYK'da normal yargıç üye sayısı yüksek yargıç üye sayısından fazla olursa bu durum yargı camiasında ayrı bir huzursuzluk nedeni olur.
Önerim, HSYK'ya, yüksek yargıç üye sayısının yarısını geçmeyecek sayıda üyenin, mahkeme başkanlığı, belli bir süre savcılık veya tetkik hakimliği yapmış 1. sınıfa ayrılmış yargıçlar arasından Cumhurbaşkanınca seçilmesi.
Bu arada 7 üyeli HSYK'ya bile 2 üye veren Danıştay'ın kontenjanını 21 üyeli HSYK'da sadece 1 ile sınırlamak ise ayrıca dikkat çekici. 'Rövanş alma' niyeti çağrıştırıyor.
Parti kapatma işi 'ince elenip sık dokunmalı'
Parti kapatmaları Venedik kriterlerine endekslemek doğru. Ama kapatma davası iznini Meclis'e bağlamak çok absürd. Meclis'te çoğunluğu elde ettikten sonra alenen şeriat isteyen veya etnik teröre destek veren partileri kapatmayı imkansız kılar. Sadece küçük partilerin kapatılabildiği bir sistem getirir.
Memura grev hakkı referandum için 'popülist şike' mi?
Memur ve kamu görevlilerine grev hakkını kamu hizmetlerinin sürekliliği ilkesi ile bağdaştırmak zor. Memur aslında en temel kamu hizmetlerinin kritik ve asli konumunda bulunan kişidir. Grev yaparsa temel kamu hizmetleri aksar. Toplum felç olur. Asıl yapılması gereken, kazanılmış hakları korumak kaydıyla, memur sayısını kamu yetkisi kullananlarla sınırlamak.
Geçici M.15'i kaldırmak 12 Eylülcüleri yargılatamaz
Anayasanın 12 Eylül yönetimine cezai ve hukuki sorumluluk bağışıklığı getiren geçici 15. Maddesi'ni kaldırmak salt imaj yönünden uygun olabilir. Ama bu, 12 Eylül darbecilerini yargılama imkanı vermez. Cezai açıdan eski ve yeni kanundan hangisi lehte ise o uygulanır. Yeni bir kanunla darbecilere ceza öngörülse bile bu hüküm geçmişe işletilemez. Yani bu konuda 'siyasi şov' yapmanın hukuken hiçbir geçerliliği yok.