AKŞAM | CUMARTESI | 20 MART 2010, CUMARTESİ
Yaya Derneği önderliğinde başlatılan 'Çek Arabanı' kampanyası, kaldırımların otomobiller tarafından işgal edilmesine karşı çıkıyor. Hazırlanan el ilanları, kaldırıma park eden araçların camlarına bırakılıyor.
Kaldırımlara park etmiş araçlar, özellikle büyük kentlerde sokaklarda yürümeyi işkence haline getiriyor çünkü yayalara özel alanlar araçların işgali altında. 2008 yılında yaya haklarını korumak ve çeşitli çalışmalar yapmak amacıyla kurulan Yaya Derneği, yürümeyi seven, yaya olarak bir yerlere ulaşabilmeyi hayal eden üyelerden oluşuyor. Yaya olmanın bilincini aşılamayı ve otomobilleri yayaların alanlarından yani kaldırımlardan uzak tutmayı istiyorlar. 'Çek Arabanı' kampanyası doğrultusunda hazırladıkları el ilanlarını yanlış yere park ederek yaya haklarını ihlal eden araçların sileceklerine bırakıyorlar. Esprili şekilde tasarladıkları bu ilanlarla tüm yayaları bilinçlendirmeyi ve yayaların söylenmeyi bırakıp söylemeye başlamasını istiyorlar!
Otomobil kullanıcılarına karşı değiller ve bu anlamda onların tepkilerini çekmek niyetinde de değiller. Tek istedikleri yaya olarak kaldırımlarda özgürce yürüyebilmek! Büyük şehirlerde otomobillerin istilasında olan yüksek kaldırımlar, yürümeyi zorlaştıran üst geçitler yayalar için bile zorken tekerlekli iskemlede yaşayanları düşünen bile yokken Yaya Derneği farklı şekillerde yaya haklarına dikkat çekmeyi planlıyor.
Yaya Derneği Kurucu Üyelerinden Mine Hasçelik ve Barış Andırınlı kampanyalarını 'Herkes bu ilanlardan edinsin. Yolunu kesen arabanın üzerine koysun. Şoförünü uyarmış olsun. Hakkını ihlal edenlere, bizimle birlikte 'Çek arabanı' desin istiyoruz. Bu, yayaları yok sayanlara karşı yürütülen ve herkesin katılımına açık bir kampanya. Biz kaldırımlar, yaya geçitleri ve diğer tüm yaya alanlarındaki hak ihlallerinin önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Kampanyanın sahibi şikayet eden tüm yayalardır. Şehirlerin otomobiller için değil, bizler için tasarlanması noktasında bir baskı unsuru oluşturmak istiyoruz. Böylece yönetimler yayaları dikkate almaya başlayabilir' sözleriyle anlatıyor.
Kampanyayı otomobil sahiplerinin de benimsemesi gerektiğini söyleyen Mine Hasçelik, 'Neticede bir araç sahibi de aracını park edip evine giderken yaya. Dolayısıyla bu sorun onları da ilgilendiriyor. Biz, otomobillere karşıyız gibi algılanmasın. Çünkü ekibimizde de araç sahibi arkadaşlarımız var. Her gün kaldırıma parkeden araçlara o kadar alıştık ki bunun aslında bir ihlal olduğunun farkında bile değiliz. Bu hareketle yaya ve araç sahipleri bilinçlensin istiyoruz' diyor.
YÜRÜMEYİ SEVİYORUZ
Dernek üyeleri her hafta buluşup arabaların üzerine ilan yapıştırmak istemiyor. Bu harekete insanların sahip çıkmasını ve şikayetçi olan herkesin bu el ilanından edinip harekete katılmasını tercih ediyorlar. El ilanları şu anda sadece Kabalcı Kitabevi'nde bulunuyor. Yakında pek çok kitabevinde yer alması planlanıyor. El ilanlarını temin etmek isteyenler için www.cekarabani.org adlı internet sitesinde herkesin çıkış alabileceği şekilde bir örnek hazırlanmış. Ayrıca önerilen kullanım biçimleriyle ilgili geniş bilgi de yer alıyor. 'Çek Arabanı' kampanyasını bir sokak hareketi olarak yorumlayan Barış Andırınlı, tüm dünyada yaya haklarını koruyan çeşitli derneklerin olduğunu söylüyor. Mesela 1929 yılında İngiltere'de 'Pedestrians Association' (Yayalar Birliği) adıyla kurulan ve 2001'de 'Living Streets' (Yaşayan Sokaklar) adı ile çalışmalarını sürdürme kararı alan olan bir dernek bulunuyor. Hatta Yaya Derneği olarak kurulduktan dört ay sonra oraya üye olduklarını söylüyor Andırınlı.
İleride şehirlerin yayalar için çok güzel bir hale geleceğini düşünen Barış Andırınlı, 'Yürümeyi özendirecek adımlar atılmıyor. Yayalar alt geçitlere inmeye, üst geçitlere tırmanmaya zorlanıyor. İnsanların yürümekten keyif alacakları bir yaya yaşam kültürü oluşması en büyük hayalimiz' diyor.
EKİN TÜRKANTOS ekin.turkantos@aksam.com.tr