BaÅŸbakan, bu dünyada açılım yapılmaması gereken tek insan grubu olan köÅŸe yazarları ile kahvaltı düzenlemeyi planlıyormuÅŸ.
Açılım gösterilmemesi gereken tek insan grubu onlar çünkü yazarlar bir açılım gördüler mi buldukları noktadan saldırırlar, açıkta gördüklerine vururlar, acımasız olurlar.
Bu genel problemin dışında bu kahvaltının neden düzenlenmesi konusunda birkaç teknik mesele de var.
Bugün bunları sıralayarak BaÅŸbakan'ı kahvaltının iyi geçmesi için yapılması gerekenler ve yaklaÅŸan tehlikelere karşı uyarmak zorundayım. Bu benim part-time yurtsever olmamla alakalı bir ÅŸey, yani bu uyarıları yapmak zorundayım, kendimi tutamam:
1- KöÅŸe yazarları ile kahvaltının eÄŸer hepsi bir defada alınacaklarsa Olimpiyat Stadyumu'nda düzenlenmesi gerekecek. Çünkü malum İstanbul'da ve belki de dünyada, Türkiye'de bugün var olan köÅŸe yazarlarının hepsini aynı anda içine alabilecek derecede büyük kapalı bir salon yok.
2- EÄŸer bunlar bir araya toplanacaksa stadyum içinde ve civarında güvenlik tedbirlerinin en üst düzeyde olması gerekecek. Hatta stadyumun çeÅŸitli yerlerine panzerler ve büyük bidonlarla biber gazı püskürtecek sistemler kurmak lazımdır. KöÅŸe yazarlarının önemli bölümü birbirleriyle kanlı bıçaklı, gördükleri yerde birbirlerini boÄŸazlamaya hazırlar. Öyle bir toplantıda ÅŸiddetli ve kanlı kavgaların çıkması ihtimali büyüktür. Bence stadyumun üst taraflarına keskin niÅŸancılar da yerleÅŸtirilsin ve bunlara uzun konuÅŸanları hemen vurup öldürmeleri talimatı verilsin. TemizliÄŸin baÅŸka bir ÅŸekilde olacağı nasılsa yok.
3- Bu gibi toplantılarda kimin hangi sırayla soru soracağını düzenlemek neredese imkansızdır. Çünkü köÅŸe yazarlarının önemli bölümü soru sormak yerine kendi çözüm önerilerini uzun uzun anlatırlar. Hemen hemen bütün köÅŸe yazarları kendilerinin memleketin meselelerini ve çözüm yollarını BaÅŸbakan'dan daha iyi bildiklerini düÅŸünürler ve o nedenle aslında soru sormaya deÄŸil nutuk atmaya ihtiyaçları vardır.
BAÅžBAKAN İNGİLİZCE'DE İKİNCİ KELİMEYİ DE ÖÄžRENMELİ
4- BaÅŸbakan'ın kahvaltıda düzeni saÄŸlayabilmesi için İngilizce'de ikinci kelimeyi de öÄŸrenmesi gerekecektir. 'Minute' kavramını biliyor, bunu hepimiz gördük. Ama yazarlar toplantısı için ÅŸimdi de 'day' kelimesini ezberlemesi gerekecek.
ÖrneÄŸin bir Hasan Cemal konuÅŸmaya baÅŸladığında onun lafının kısa kesmesi için 'WAIT A MINUTE!' diye baÄŸrılması hiçbir ÅŸey ifade etmeyecektir. Çünkü o cümleleri arasına zaten rutin olrak birer dakika mutlaka susar ve fikirlerini toparlamak için düÅŸünür. Onu susturmak için 'WAIT A DAY' (yani 'bir dakika dur' yerine 'bir gün dur') demek gerekecektir. Durdurulmadığı takdirde herhangi bir kahvaltıda dinlenmesi en zor, en kahredici bir konuda konuÅŸması birkaç gün alabilir. EÄŸer yazarlar ile kahvaltılar dört-beÅŸ tane üst üste olacaksa bunun bir sakıncası olmayabilir. Hasan ilk toplantıda baÅŸladığı konuÅŸmasını dördüncü toplantıda bir ihtimal bitirebilecektir... Tabii bu baÅŸka bir teknik sorun çıkaracaktır, Hasan Cemal'in her kahvaltı toplantısına çaÄŸrılması gerekecektir ki konuÅŸması kesintisiz sürebilsin. Onun her kahvaltıda bulunması ise diÄŸer yazarların tepkisini çekecektir ve o varsa ben niye yokum gibi suçlamalar etrafta uçuÅŸacaktır.
MİLLİYET YAZARLARI
5- EÄŸer Milliyet yazarları kahvaltıya çağırılacaksa o zaman stadyumun çevresinde ayrıca birçok ambulansın bekletilmesi gerekecektir. Milliyet yazarları o kadar eski ve yorgunlar ki her an fenalaÅŸabilirler. Onları kurtarmak gerekebilir. En azından toplantı esnasında bunamaya baÅŸlayacaklar mutlaka olacaktır. Acil durumlar için stadyumun ÅŸeref locasında ne olur ne olmaz denilerek bir adet de imam bekletilmesinde yarar var.
6- Tabii bir de stadyumda bir de kim nerede oturacak sorunu çıkacak. Hürriyet'in yayın yönetmenliÄŸine resmen bir atanma yapılmış olsaydı, yeni yayın yönetmeni koltuÄŸuna oturup iÅŸleri eline almış olsaydı hala daha Hürriyet'in yayın yönetmenine öncelik verilmesi belki düÅŸünülebilirdi. Ama atama hala daha yapılmadığına göre ÅŸu anda o durum tartışılmalı. Bir de tabii ki ErtuÄŸrul Özkök sorunsalı var. Yayın yönetmenliÄŸinden alındığına birçok kiÅŸinin hala daha inanamadığı bu kiÅŸinin kahvaltı masasının stadyum dışında gölgelik bir yere konulması ve onun stadyumda olanları kendisi için dışarıda kurulacak dev bir ekrandan izlemesi en iyi çözüm olacaktır. Aman dikkat edin de o ekranda baÅŸka kanalların izlenmesi imkanı olmasın. EÄŸer kaçınılmaz biçimde baÅŸka kanallar olursa da aman dikkat edin adamın eline uzaktan kumanda aletini vermeyin. O ne gazetecilerin sorularıyla ne de fikirleriyle katiyen ilgilenmez, kahvaltıyı izlemek yerine direkt film izlemeye geçebilir.
7- BaÅŸbakan'ın yazarlar ile kahvaltısında biraz peynir ve ekmekle yetinebilecek yazarlar tabii ki olacaktır ama bu kahvaltıyı bir brunch'a çevirmeye uÄŸraÅŸacak yazarlar da tabii ki olacaktır. ÖrneÄŸin ben, Oray EÄŸin, Güneri CıvaoÄŸlu, Reha Muhtar, Hıncal Uluç, Mehmet Barlas gibi isimler uzun ve keyifli bir brunch'ı tercih edebilirler. EÄŸer varsa Olimpiyat Stadyumu'nda bir locanın bunlara tahsis edilmesinde yarar var. Aman bu locaya ÅŸarap dışında mutlaka ama mutlaka Kauffman vodkası da koyun çünkü bunu bulamazsa Güneri CıvaoÄŸlu'nun sinirlenip stadyumu dağıtması ihtimali büyük.
8- Olimpiyat Stadyumu'nun ÅŸehirden uzaklığını düÅŸünerek BaÅŸbakanlığın gidiÅŸ dönüÅŸ için araç tahsis etmesi gerekecektir. Çünkü genel kanının aksine bazı gazetelerin köÅŸe yazarlarının o kadar mesafeye gidip dönecek kadar ceplerinde para yok.
AKÅžAM Gazetesi yazarlarının bu kahvaltıda bulunması illa da isteniyorsa, bu düzenlemenin mutlaka yapılması gerekiyor.
Umarım stadyumun yakınında bir helikopter pisti de vardır çünkü bazı yazarlar kahvaltıya helikopter ile gelmeyi tercih edebilecektir. Özkök ise deniz uçağı ile gelir ve en yakındaki kıyıya iner ve oradan eskortuyla kahvaltıya varır.
9-Malum bütün yazarların egoları yüksektir. Bazıları ise ego fazlalığı nedeniyle çıldırma aÅŸmasındadır. Bunların stadyum giriÅŸlerinde alkışlanmaları da gerekecektir. Onları diÄŸer yazarlar alkışlamayacaklarına göre BaÅŸbakanlığın kapı giriÅŸlerine profesyonel alkışçılar koyması gerekecektir. İşaret verildiÄŸinde bunların: 'Bravo, yaÅŸa, varol' bağırışlarıyla uzun süre geleni alkışlamaları gerekmektedir. Reha Muhtar alkışlanmayacağı yere girmez bile. UÄŸur Dündar'ın ise alkışlanmanın yanı sıra omuzlara alınıp masasına kadar taşınması gerekebilir.
10- Her yazar o gün yazdığı yazının mutlaka herkes tarafından okunduÄŸunu ve her sorunun çözümünün o yazıda olduÄŸuna inanır. Yazı aslında hiç okunmasa bile sorulursa BaÅŸbakan'ın otomatik olarak 'okudum çok yararlandım, görüÅŸleri bana yol gösterici oldu ellerinize saÄŸlık' demesi yerinde olacaktır. BaÅŸbakan o anlık badireyi atlattıktan sonra eÄŸer arzu ederse, boÅŸ vakit bulursa o yazıyı sonradan okuyabilir...