AKŞAM GAZETESİ | Deniz Ülke Arıboğan | 2010-03-26

kategori2

Bu Kadınlar ne işe yarar?

Pek çok sanatçı ve eğlendiricinin özel yaşamına ilgi duyuyoruz, malum. Lakin ben, tanınmış şahsiyetlere karşı 'gözetleme yoluyla toplu taciz' durumunu sürdürmeyi amaçlamıyorum. Sadece dergi ve gazetelerin en nadide köşelerini süsleyen güzeller güzeli bazı sosyetik kadınlarımızın ne işe yaradıkları ve ekonomik anlamları konusuna değinmek amacındayım.
Kanımca tarım toplumundan sanayi toplumuna ve oradan da sanayi sonrası topluma geçişin en basit izahı 'su' üzerinden yapılabilir. Hayatın ana kaynağı o olduğuna göre, onun kendi yolunda akarkenki geçiş güzergahı, toplumsal yaşamımızın da seyir defteri bir anlamda. Gelin, bu izin sürülmesine ilk formla başlayalım. Tarım toplumunda su kaynağından doğar, akar ve bizler gidip testimizi doldururuz. Doğanın nimeti zaten bizlere sunulmuştur; en saf, ideal ve metalaşmamış haliyle.
Sanayi toplumuna geçişle birlikte su şişelenmiş, mikroplarından arındırılmış ve dükkanda, markette satılır hale gelmiştir. Fiyatı 3 ya da 5 kuruş olabilir fark etmez; ama nihayetinde fiyatı maliyeti ile mukayese edildiğinde makul düzeylerde sayılabilir. Sanayi toplumunun mantığı bir yandan ürünü nitelik açısından geliştirmek, diğer yandan da onu düşük maliyetle geniş kitlelere ulaştırabilmektir. Su artık mamul maddedir ve verili kitlenin ihtiyaçlarına göre içeriği şekillendirilecektir.
Sanayi sonrası topluma gelince, yeni bir mantığın geliştiğini görürüz. Artık amaç ürünün değil, potansiyel alıcı kitlenin tıpkı bir mamul madde gibi işlenmesidir. İnsanların, malın içeriğinden bağımsız olarak satın alma davranışına yönelmesinin yollarını bulmak esas hedeftir. Yatırım suya yapılmaz, aksine alıcının şekillendirilmesine yönelir. Reklamcılar, iletişimciler, işletmeciler bu iş için kafa yorarlar. Markalar geliştirilir, aynı mamulün farklı gelir gruplarına hitap eden çeşitleri üretilir. Su, şişenin üzerine 'Prada,' 'Gucci' gibi bir marka iliştirildiği anda 50 ya da 70 kuruşa (rakamlar uydurmasyondur) satılabilir hale gelmiştir. Kitlenin alıma ikna edilmesi adına yöntemler geliştirilir. Şeftali kokulu sular, özel tasarım şişeler, ginsengli ya da anti-aging vitamin destekli su ürünleri idealdir.  Hatta mümkünse zayıflatanı, yüz gereni, cinsel performans artıranı, burcumuza uygun olanı, saç rengimizle uyumlu olanı, çevreci ya da futbol takımımızın renklerinde olanı üretilmelidir.
Tam da bu noktada rol modeller devreye girer. Önce neden olduğunu hiçbir zaman anlayamayacağımız biçimde bazı kadınlar ya da çiftler şöhretlendirilir, yaşamları seyirlik hale getirilir ve ellerine uygun biçimde şişelendirilmiş sular iliştirilir. Su artık bir farklılaşma ve statü göstergesidir. Üst sınıflar pahalı su içeceklerdir. Ayrıca onların suları gençliklerini, güzelliklerini, seçkinliklerini, farklılık ve zenginliklerini simgelemelidir. Cafelerde, davetlerde, açılış ve yardım organizasyonlarında başrolde olmaları kaçınılmazdır.
Ortalığa çıktıkları anda makyajlı ve fönlü saçlı olmaları bir mecburiyettir. En büyük kabusları aynı kıyafeti iki kere giyerken yakalanmak ya da bir davette giydikleri kıyafeti bir başkasının üzerinde görmektir. Onların toplumsal işlevi pahalı ve markalı ürünleri mukaddes kılmak, onlar gibi olmayı isteyecek nesilleri teşvik etmek, kıyafetin sürekli değişmesi gerektiği intibaını yaratarak toplumu yeni giysiler alınması gerekliliğine ikna etmektir.
Bu ağır işçiliktir yabana atmayın. Bu tip kadınlara selülit, ağız tadıyla kebap yeme, üstü başı dağınık gezme yasaktır. Onlar, bir yandan topluma örnek model olmak gibi bir sorumluluğu yerine getirir, diğer yandan da onlara bu imkanları sağlayan adamlara, iyi ya da kötü insan olmalarına bakmaksızın, eşlik etmek işlevini görürler. Üstelik bu kadınlarımız evli oldukları sürece makbul ve saygıdeğer olduklarından, gözlük markaları, çanta sayıları gibi konular gündeme gelmez bile. Uslu ve cici kızlar olarak topluma, ekonomik hareketliliğe ve bol paralı partnerlerine katkı sunmaya devam ederler. Bittikleri, yani gözden düştükleri anda ise, hayatın acımasız yüzüyle karşılaşıp sosyal recme uğrama riskine hazır olmalıdırlar. Artık gözlük sayısı (markası Louis Vuitton olmalı) önemlidir.
Unutmayalım, ekonomik yaşam onların yarattığı ivme ile hızlanmaktadır. Tezgahtardan, çanta işçiliği yapan ustaya; kuaförden, restorandaki garsona kadar herkes onların rüzgarıyla ekmek parasını kazanmaktadır. Sanayi sonrası toplum bu kadınlara muhtaçtır. Onları sevelim, koruyalım ve anlayışla karşılayalım!