AKŞAM GAZETESİ | Tuğçe Tatari Evliyagil | 2010-04-03

kategori2

Ölümüne kadeh kaldırılan sıradısı adam

Pazar gecesi tatsız bir haberle çaldı telefonlarımız. Aile büyüklerimizden biri olan Pamir Bezmen cumartesi gecesi ani bir beyin kanaması geçirmiş, yoğun bakıma kaldırılmış ve beyin ölümü gerçekleşmişti.
Aile büyüklerimizden biri demek illa kan bağı var demek değildir. İnsan hayat yolculuğunda karşılaştığı, tanıştığı insanları seçer, ayıklar ve bir yerlere yerleştirir. Yola devam ettikçe ilişkiler de derinleşir.
Belki gazetelerde okumuşsunuzdur ama okumayanlar için kısaca Pamir Bezmen'in son anlarını anlatayım.
Oğlu Cazım uzun zamandır beraber olduğu Ariella'yla Bebek'teki evlerinde gerçekleştirilen nikah töreniyle hayatını birleştirir.        10 Ocak tarihi seçilmiştir bu nikah için çünkü Nermin ve Pamir'in evlilik yıldönümüdür o gün. 32 sene önce o gün evlenmiş ve istisna kabul edilebilecek kadar mutlu olmuşlardır. Cazım aynı mutluluğu kendi evliliği için de arzular...
Nikah kıyılır, pasta kesilir, şampanya patlatılır. Pamir Bezmen dans etmeyi çok sever. Eşini dansa kaldırır. Dansın bitiminde fenalaşır ve hastaneye gidilir. En sevdiği kıyafet olan smokin giymektedir ve son yolculuğuna smokiniyle çıkar. Pamir Bezmen'i tanımayanlar için belki de şimdi yazacaklarım biraz garip gelebilir...
Hayatta en sevdiği şeyler karısı, çocukları, kahkaha, eğlence, muhabbet, içki olan bu 'kural sevmez' adamın elbette bir vasiyeti vardır. En büyük arzusu evinin bahçesine gömülmektir. Sık sık bunu dile getirir. Kanunen böyle bir hakkı olmadığını bilir ama ısrarla bu isteğini yeniler. Evinin bahçesine gömülmek istemesinin tek nedeni karısına yakın olmaktır.
Bir diğer vasiyeti ise gülerek, eğlenerek ve içerek anılmaktır. Zaten onu daha farklı anmak imkansızdır...
11 Ocak Pazar günü doktorların 'Umudunuzu kesin. Beyin ölümü gerçekleşti. Kalbi ancak iki gün daha dayanabilir' açıklamasının ardından Pamir Bezmen'in çekirdek ailesi ve ailemsi dostları Bebek'teki evde buluşur. Çarşamba akşamı 'Kalbi yavaşlıyor, gelin ve vedalaşın' haberi gelene kadar herkes imkansız olduğunu bilse de 'Pamir bu, gözünü açarsa şaşırmam' inancını taşımaktadır.
Ölüm haberinin ardından gece evde Pamir'in anısına kadehler kalkar, onunla paylaşılan anılar anlatılır. Her biri fıkra tadında... Koloni hayatı yaşanmaktadır evlerinde. Kah gülüp kah ağlayarak günler süren bir tören... Cenaze işlemlerinden sonra gerçekleşen dua ve yemeğin ardından yine Pamir'in arzusu üzerine içki servisi başlar. Cenaze partisidir bu... Sıradışı Monşer'in sıradışı vedasıdır...

Sosyetede cenaze trendleri

Bu hafta Pamir Bezmen'in ölüm haberi ve bir arada geçirilen zaman içinde konuşulan konular 'sosyete cenazeleri' etrafında döndü hep. Kimi komik, kimi aşırı deneyimler paylaşıldı sohbetlerde.
Edindiğim son cenaze trendlerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Meğer sosyete cenazelerinde hep belli hocalar talep görürmüş. Bir sosyetik bir diğer sosyetiğin duasında dinlediği hocanın kartını ister ve kendi kaybında da mutlaka onu davet eder, yakınlarına da önerirmiş.
Son dönemin en çok talep gören hocası Fahri Sevil'miş. Sevil, Marmara İlahiyat Fakültesi, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, Almanya'daki Bruanshweig Teknik Üniversitesi işletme doktoralıymış. Şu anda Bahçeşehir Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Fahri Sevil, aynı zamanda Yeşilköy Camii'nin de imamı.
Sevil'in beğenilmesinin en önemli sebebi okumuş biri, modern bir kişilik olması ve duaların bitiminde dinleyenlere Türkçe anlatımla duaları açıklamasıymış. Zaten son dönem sosyetede Türkçe dua talep ediliyormuş. Bir diğer cenaze trendi ise duanın ardından düzenlenen yemeklerin catering firmalarıyla anlaşılıp yaptırılmasıymış. Ailenin yakın dostları catering'i üstleniyormuş ve yakınını kaybeden, acılı insana hiçbir şey hissettirilmeden yemek servisi derdi çözülüyormuş.
Bu adet aslında Musevilerden yola çıkılarak, değiştirilip Müslümanlığa entegre edilmiş. Musevilerde dine uygun malzemeler kullanılarak yemek yapan firmalar cenaze yemeklerini hazırlıyor. Her türlü modern değişimi yaşayan sosyete cenazelerinde tek bir unsur değişmeden, geleneklere uygun devam ediyormuş. O da helva kavurmak.

Gözler
Halil
Bezmen'i aradı

Bezmen ailesinin en sabıkalısı, en tanınmışı Halil Bezmen, ailenin yakın dostları arasında konuşulan, magazinel cenaze gündemiydi. Herkes fısıltı halinde, Nermin Bezmen'e duyurmadan birbirine 'Halil geldi mi?' diye soruyordu.
Evet araları çok kötüydü, evet Pamir Bezmen kuzeni yüzünden büyük sıkıntılar çekmişti ama ölümdü bu... Halil Bezmen mutlaka gelirdi... Hastanede yoktu, ölüm haberi duyulduktan sonra eve gelmedi, camide yoktu, mezarlıkta da yoktu...
Ancak bir ara Zincirlikuyu Mezarlığı'nda fısıltılar yoğunlaştı. Bir adam duruyordu tek başına, aynı Halil Bezmen ama biraz daha gençti sanki. Bir süre sonra anlaşıldı ki Halil Bezmen'in erkek kardeşi Nazım Bey'di o...
Halil Bezmen dışında tüm kardeşleri katılmıştı cenazeye. Nazım, Turgut ve Necdet Bezmen... Ama Halil Bezmen gelmemişti. Kim bilir belki de cesaret edememişti...