AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2010-04-08

kategori2

Gözden çıkartılmış meslek; öğretmenlik

Yüzde 24.4'e varan genç işsizlik 'ekonomizm'in kalem ve söz erbaplarınca normalleştiriliyor.
Kimliği bilinmeyen en zengin Türk'ün geçen ay ülkemize taşıdığı ne idüğü belirsiz 6.1 milyar lirayla memleketimize bahar gelirken, her dört gençten birinin işsizliği üretken olmayan ekonomimizin işaretini veriyor.
Serbest piyasanın toplum mühendisliği gençleri 'müşteri/ tüketici' ya da 'her işe koşturulacak insan stoku' halinde ayrıştırıyor.              
Eğitimli ya da eğitimsiz yüksek işsizlik ve vasıfsızlık, piyasa çarkının dişlilerini hep daha da ucuza bilenmesini sağlar.
Eğitime erişemeyerek geleceksizliğe terk edilen gençlerimiz kadar 'eğitimle'edinilen işsizliğin rakamları da korkutucu.     
Azman sınav sektörü (ÖSYM, KPSS)  ve paralı eğitim sistemiyle 7 yaşından itibaren müşterileştirilen gençlerimiz mezun olunca 'belli meslek gruplarında' biriktirilerek dışlanıyorlar.
Kamusal mesleklerden 'öğretmenlik' bu yığılmış mesleki nüfusların başında.   
300 binden fazla 'atamasını bekleyen öğretmen', 'mesleki formas-
yonlarına' sahip çıkma mücadelesi içindeler.
Çünkü sosyal değer üretmeyen devlet, öğretmenliği gözden çıkartarak 'kadrolu öğretmenliği' tarihe devretti.
Kamu tasarrufunu, 'kamusal mesleklerin idealist özünü' yıkarak yapma gayretinde.  
Öğretmenlerin devletteki istihdamı siste-
matik biçimde 4-C'ye denk çalışma koşullarına çekilirken, eğitimin niteliği de aşağılara indi. 
15 milyon öğrencinin eğitimi 'geçici, güvencesiz, sözleşmeli, düşük ücretli' statülerdeki öğretmenlerle  geçiştirilecek.
Toplumun ahlaki ve sosyal dokusunun oluşturulmasında vazgeçilmez olan 'öğretmenler' artık saat ücretiyle kiralanacak hizmetli konumunda.
Mesleki itibarları ve etik değerleri aşındırılarak ya devlete taşeron hizmetli ya da kayıtdışı ekonominin ucuz emekçiliğine zorlanıyorlar. 
Resmi rakamlara göre 140 bin olan öğretmen açığının 300 bini aştığı belirtiliyor.
İşsiz öğretmen sayısına denk öğretmen açığı kapatılmayarak Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi denkleniyor.
OECD ülkeleri arasındaki en düşük bütçe tabii ki Türkiye'nin, %1.9 üstelik de artırılmış hali. Kamu harcamaları GSMH'nın yani milli gelirimizin % 20'lerinde ama büyük kısmını  kamu borçlarının faizleri yutmak zorunda. 
Piyasalara ve istihdam yaratmayan özel sektöre kamu bütçesinin yarısı bağışlanıyor.
Büyüyen ekonomide genç işsizliğinin uzun kuyrukları 'büyük illüzyon' sırrını ifşa ediyor.
Genç işsizliğin öğretmenlerinin intiharları, ekonomizmin sayılara batmış dünyasında ses getirmiyor.