AKŞAM GAZETESİ | İ.Hüseyin Yıldız | 2010-04-14
Yunanistan varlık, alacak ve borç hesaplarında dengeyi tutturamayınca başı derde girdi. Komşumuzun hesaplarda manipülasyon yaptığı iddiaları da ortaya atıldı. Taraflar birbirini suçlayadursun, bence AB ülkeleri görünenden daha ciddi bir sorunla karşı karşıya bulunuyor.
Avrupa Birliği maliye bakanları Yunanistan'a müjdeyi verdi. Eğer talep gelirse, AB ülkeleri Yunanistan'a 30 milyar dolarlık acil destek vereceklermiş. Destek konusunda çekimser davranan Almanya ikna edilmiş sanırım. 10 milyar euro da IMF'den gelecekmiş. Hani bizim düğünlerde anonslar yapılır ya; geline dayısından şu kadar altın, amcasından bu kadar para diye, Yunanistan'a yardım konusu biraz ona benzedi.
Yunanistan'ın geliri 340 milyar dolar civarında. 2009 rakamlarına göre dış borç stoku ise yaklaşık 550 milyar doları buluyor. Bu borcun ne kadarı kime şu anda bilmiyorum ama tahminim odur ki önemli bir kısmı yine AB ülkelerinedir. Zaten Ege'nin karşı kıyısındaki kardeşimiz alacak verecek defterinde bir hayli oynama yapmış söylentilere göre. Peki borçlu rakamlarla oynamış da, alacaklılar nasıl fark etmemiş bunu? Bu iş çocuk oyuncağı mı? Üç kuruş değil ki; neticede milyar dolarlardan bahsediyoruz, dile kolay. Açıkçası bana bu anlatılanlar pek inandırıcı gelmiyor. Aşağıdaki tablo Yunanistan'ın dış borç stokunun son yedi yıllık seyrini göstermektedir. 86 milyardan 500 küsüre zıplayan bir rakam nasıl olur da gözden kaçar?
Goldman Sachs, makyaja yardımcı oldu; uluslararası sermaye patronları da bu numaraları yediler. Bu mümkün mü gerçekten? Enron davasından sonra bu makyaj işi epey tuttu. Geçtiğimiz günlerde de ABD'de büyük bankaların krizde kayıplarını ufak gösterip hissedarların ürkmesini engellediği söylentisi vardı ortalıkta. Ekonomi ve maliye çevrelerinin, dahası iç denetçilerin ve bağımsız dış denetçilerin ya da vergi inceleme elemanlarının bu makyajları yuttuğuna inanabiliyor musunuz? Yutmadılar tabi, ama seslerini de çıkarmadılar gürültü patırtı çıkmasın diye. Hem diyelim ki yutmuş olsunlar, e şimdi hissedarlar ne düşünecek? Bu adamlar bir defa şeytana uymuş, bizi kandırmışlar ama bir daha yapmazlar mı diyecekler? Makyaj yapmak çok kötü bir alışkanlık neticede.
Neyse biz esas konumuza dönelim. Eğer Yunanistan'ın borcunun büyük kısmı AB ülkelerine ise; Hans amcası Yunanistan'a kendine olan borcunu ödesin diye borç veriyor olacak. Şimdi basit aritmetik yaparak düşünelim. Yılda 340 milyar dolar kazanan-harcayan Yunanistan'a 30 milyar dolar gitse gitse bir ay yeter. Ya yılın geri kalanı? Ya da şöyle düşünelim, yıllık ortalama yüzde 2 faiz ödüyor olsa, 550 milyar dolarlık borç stokunun 11 milyar doları sırf faiz geri ödemesi olur. Yani gelecek 30 milyar doların sadece 19 milyar doları ana borcun ödenmesine gidecek en iyi ihtimalle. Hans amcası kesenin ağzını açtı ama sanırım bu yetmeyecek krizden çıkmalarına. Taşıma suyla değirmen dönmez derdi eskiler. Ekonomisi büyük ölçüde turizm ve eğlence sektörüne, yani krizde en kolay vazgeçilebilecek faaliyetlere dayanan Yunanistan'ı oldukça zor günler bekliyor olsa gerek. Zira ağırladığı turistlerin çok önemli bir kısmı şu an kendi derdine düşmüş olan diğer AB ülkelerinden geliyordu. Yani AB'nin lokomotif ekonomileri düze çıkmadan Yunanistan'ın düze çıkması pek mümkün görünmüyor.
İşin püf noktası AB projesinin yara alması ve parasal birliğin dağılma ihtimalidir. Bu durum, 30 milyar dolardan daha büyük zararlar verecek hesabı yapılmış olacak ki Almanya ikna edildi. Bu olay, AB'nin ekonomik dizaynının yeniden gözden geçirilmesi için de bir fırsat olabilir. Çünkü maliye politikası tek elden planlanmayan bir ortak para bölgesinde, ekonomi politikaları arasında uyum ve eşgüdümde istikrar zor görünüyor.
Yıl (Milyar $)
2008 86.7
2009 504.6
2010 552.8