AKŞAM GAZETESİ | Doğan Sarıbeyoğlu | 2010-04-21
Saracoğlu'nda 10 yıldır oynanan derbi maçlarında sahadaki gözlemciler ve maçı yönetecek olan hakemler psikolojik baskı etkisiyle korkuyorlar. Çoğu başımız belaya bulaşmasın düşüncesiyle maç yönetiyorlar. Ayrıca özel olarak hazırlanmış agresif futbolcular da sanki her şey serbestmiş gibi eylemler yaparak rakip futbolcuları sindiriyorlar. Kimi rakibinin saçını çekiyor kimi ise ensesinden formasını, yerde ise bir de tokat atıyor. Kimileri hakem yokken, kimileri de hakemin gözüne baka baka tekme vuruyorlar. Şimdi de penaltı çukurunu kazmaya başladılar.
Rakip futbolcular bu tutuma reaksiyon gösteren hareketler yaparlarsa hakemler hemen onlara sarı ve kırmızı kartlarını gösteriyorlar. Ama Fenerbahçeli futbolcuların yaptıkları görmezden geliniyor. Gözlemci, olanları raporuna yazmadığı için ceza da görmüyorlar.
Sıra Fenerbahçe'nin yabancı sahada oynayacağı derbiye gelince Fenerbahçeli spor medya mensupları hemen Fair Play'den, dostluktan bahsetmeye başlıyor. Beşiktaşlı ve Galatasaraylı yazarlar da onlara ayak uyduruyorlar, derbinin olaysız geçmesini temenni ediyorlar. Onun için Saracoğlu dışındaki derbiler olaysız geçiyor. (Ali Sami Yen'deki su derbisi hariç). Bu senaryo 10 yıldır tekrarlanıyor. Kanıtları maçların kasetleri.
Ben buradan ne Fenerbahçe yönetimini suçluyorum ne de futbolcularını ve taraftarlarını. Çünkü gücü yetse aynı organizasyonu 'hayır yapmam' diyen yönetici göremiyorum. Gücü, gücü yetene sistemini başlatanın Aziz Yıldırım olmadığını da biliyorum. Ama bu sistemin Türk futbolunu yok edeceğine de inanıyorum. Hakkı yenen futbolcu ve teknik direktörlerde futbol oynama ve oynatma zevki azalır. İşte Mustafa Denizli... Onca emekle takımı toparlayıp, kupaya doğru saldırdı, Trabzonspor ve Fenerbahçe maçlarında çalınan ve çalınmayan düdüklerle hakemler haklarını gasp ettiler. Beşiktaş camiası para kaybına uğradı, Denizli de moral bozukluğuna.
Galatasaray da onca paralarla yapılan transferlerden takım oyuncularının moralinin hakemler ve spor medyası tarafından bozulduğu için randıman alamıyor. Yazık değil mi onlara. Ülke sporuna hizmet vermek için hevesleri kalmıyor ve Güney Afrika'ya gidemiyoruz.
ALKIŞLARLA GELDİLER
Bu federasyon Fenerbahçeli yöneticilerden korkmak zorunda. Çünkü bünyesinde bulunanların çoğunluğu gizli Fenerbahçe fanatikleri. Ayrıca üç büyükler ve Trabzon bunları alkışlarla göreve getirmediler mi? Yine bunlar Aziz Yıldırım'ı kulüpler birliğine başkan yapmadı mı. Sevgili okurlarım, varın siz karar verin kimlerin suçlu olduklarına...