Uzlaşma hâlâ mümkün (mü?)
Toplumun tamamının ‘yeni anayasa’ beklediği bir ülkede iktidar partisinin böyle bir girişimde bulunurken, ‘Meclis’te tek başına’ görüntüsü vermesi hoş olmadı.
Öcü gibi görülen BDP konusu da AKP için ‘ne seninle ne de sensiz’ açmazında...
Ne tuhaf; AKP’nin anayasa girişimi BDP’yi bile böldü. Kritik maddelerde bir grup BDP milletvekili, hükümetin ricasını kırmayıp ‘evet’ oyu verdi. Arkadaşları ise onlara tepki gösterdi.
Paketin ilk tur görüşmelerinde hep kritik eşik test ediliyor. Elbette, sadece iktidar milletvekillerince anayasa değiştirmek demokratik kültürle ve anlayışla uyumlu değil.
Artık anlamı kalmadı ama bir yığın ‘keşke’ cümlesi kurmak mümkün.
BİR İHTİMAL DAHA VAR
Peki her şey bitti mi gelinen noktada; en azından bundan sonrası için yapılacaklar tükendi mi?
Ben umutluyum; ikinci tur için yeni umutlar pekâlâ mümkün hem de bunun işaret fişeklerini görüyoruz.
Ümitler sona ermiş değil. Uzlaşma hâlâ ihtimal dahilinde. İktidar kanadı da gidişattan endişeli. ‘Anayasayı değiştirmek boynumuzun borcu’ diye düşünen ama ‘başka bir yol bulmalıyız’ inancında olanlar çoğunlukta.
Yalanlandı ama ‘iki maddeyi çıkaralım, kalanına destek verin’ önerisi için nabız yoklandığına eminim.
Yani ‘üç madde’ barajı ikiye indirildi, çok makul noktaya çekildi.
O iki madde; Anayasa Mahkemesi’yle, HSYK’nın yapısının değiştirilmesi. Yüksek yargının itirazı da esasen bu iki konuya yoğunlaşıyor. Paketin yüce mahkeme tarafından iptal edilme olasılığını da bu maddeler yükseltiyor. Peki o iki düzenlemeden vazgeçilirse?
PARTİ KAPATMA MADDESİNE DESTEK ARAYIŞI
Yargının siyasallaşacağı kaygısı giderilirse, muhalefet ikinci turda destek verir mi? Bence ‘evet’.
Yüz yüze konuştuğum için de biliyorum Baykal ‘mahkemeye gitme hakkından’ feragat etmez ama mutabakata varılırsa kalan diğer maddelere oy verdirir. Yeter ki iki madde paketten çıkarılsın.
Bu durumda geriye parti kapatma davalarını düzenleyen madde kalıyor.
İktidar için bütün bu paket aslında o tek madde için anlamlı ve önemli. Doğrusu haklılar da. 8 yıllık iktidar partisinin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi kapatılma tehdidi sallanıyor. Ondan kurtulmak istiyorlar. İşte o madde ‘hariç’ tutulursa, Anayasa Mahkemesi’nin değişiklikleri anayasaya aykırı bularak iptal etme olasılığı ciddi ölçüde azalacaktır.
SAVAŞMADAN KAZANMANIN YOLU
Şahsen, hükümetin Anayasa Mahkemesi ve HYSK’nın yapısını değiştirme çabalarını doğru bulmuyorum. Başarılacağına da inanmıyorum. Bunu yapmak ancak doğru zamanlama, zarif yöntemler ve tam katılımcılıkla söz konusu olabilir. Büyük yargı reformunun parçası olarak...
Öte yandan yürürlükteki kapatma maddesinin de demokratik anlayışa aykırı olduğunu düşünüyorum. Değiştirilmesi talepleri haklıdır, yerindedir. ‘Azgın azınlık’ dışındaki kesimlerin; toplumun fanatikler dışındaki makul çoğunluğunun benim gibi düşündüğünü sanıyorum. Kolektif nabza ve siyasal akla uygun böyle bir öneriye muhalefet kayıtsız kalamaz.
İkinci tur oylama öncesinde uzlaşma arayışlarının artacağı anlaşılıyor. İktidar sürecin yarım kalma riskinden, muhalefet de böyle bir gelişmenin erken seçimi zorlama ihtimalinden kurtulmak ister. Aksi halde AKP belirsiz bir sürecin mimarı olarak fatura ödemek, muhalefet de ‘mağdur yaratarak haksız bir primi iktidarın hanesine yazdırmak’ durumuna düşer. O zaman da kimin ne kazanacağını, kimin ne kadar kaybedeceğini hiç kimse kestiremez. Savaş stratejisi kitapları, ‘en büyük zaferlerin savaşmadan elde edilenler’ olduğunu yazar. Çok mücadele verildi ama henüz daha zorlu savaş başlamadan...
Herkesin kazanacağı bir formül pekâlâ bulunabilir.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.