On altı yaşındaki biricik kızınız, bir doÄŸum günü partisine gitmesine izin vermediÄŸiniz için krize girip, evin bütün camlarını indirdikten sonra polisi arayıp, 'İmdaaaat! Ailem beni öldürüyooorrr!' ihbarı yapsa ne hissedersiniz? Gerçek olamaz gibi geliyor ama hafta sonu, bir arkadaşımın başına gelen aynen bu... Gece yarısından sabaha kadar polis polis, hastane hastane gezmek zorunda kaldılar anne-baba-çocuk.
Oturdukları nezih sitede yer yerinden oynadı. Yüksek aidatlı mutlu aileler birliÄŸi derin yara aldı. Yakın akrabalar gözyaşına boÄŸuldu. Anne, on yaÅŸ birden yaÅŸlandı. Baba... Olayda en periÅŸan olan kiÅŸi; kızının artık onu sevmeyeceÄŸinden korkuyor! Korkmak ne kelime, tir tir titriyor. Acı çekiyor. Büyük bir acı...
SON MODEL KIZ BABALARI
Åžimdiki babalar kızlarına aşık. Haklılar. Belki de hayatlarına giren en güzel, en havalı, en fettan kız o... Bir zamanlar reddedildikleri ilk aÅŸklarından bile daha güzel... 'O'nun en sevdiÄŸi, en baÄŸlı olduÄŸu erkek olmak bambaÅŸka elbette... 'AÅŸk' bu iÅŸte! Fakat ergen yasaları devreye girdiÄŸinde tüm devreler yanıyor. Bir bakıyorsunuz, biricik prensesiniz sizden nefret ediyor! AÅŸkın yıkamayacağı hale gelene kadar akla karayı seçmiÅŸ, sapasaÄŸlam ayakta durmuÅŸ... Fakat prensesinden yediÄŸi yeniyetme tekmeleriyle nakavt olmuÅŸ nice kapı gibi baba var... Yüzlerindeki derin kederden tanıyabilirsiniz onları... Kızlar, kalp kırmaya babalarından baÅŸlarlar... Usul öyledir; onların acısı, bizim zaferimizdir...
Biz gene, altı üstü 'çocuk'tuk. Åžimdikiler resmen, 'dünyayı kurtaran adam/kadın' namzeti... Åžimdiki zaman ebeveynlerinin yediÄŸi kazık daha büyük o yüzden. Çünkü hepsi, 'numune' birer çocuk yetiÅŸtirdiklerinden emin. Dünya onların çocuÄŸunun etrafında dönüyor.
PATRON ÇOCUK - İŞÇİ AİLE
Biz büyürken 'Ben annem gibi olmayacağım' modası vardı. Bir gün annem bulaşık yıkarken, mutfak tezgahına zıplayıp oturdum ve o iÄŸrenç ergen alaycılığımla, 'Biliyor musun, ben senin gibi bulaşık yıkayarak geçirmeyeceÄŸim hayatımı' dedim. O kadar alındı ki annem... Dolan gözlerini göstermemeye çalışarak, 'Kötü bir ÅŸey deÄŸil ki yaptığım' diyebildi... Üstünde durmadım, çünkü ben de kötü bir ÅŸey söylediÄŸimi düÅŸünmüyordum... Zamanın ruhu öyleydi.
ÖzgürlüÄŸe aç neslimiz büyüdü, evlendi, üredi ve 'ÅŸimdiki zaman ebeveynleri' kolonisini kurdu iÅŸte; 'Ben annem/babam gibi olmayacağım' ebeveynleri... Çocuklarını, bütçelerini kat kat aÅŸan okullara göndermek uÄŸruna; yüksek limitli kredi kartları karşılığında hayatlarını ipotek ettiren... Çareyi, çocukları aracılığıyla sınıf atlamakta gören anne-babalar. Olmak istedikleri kiÅŸiyi yetiÅŸtirmeye yeminli çiftler...
Evlatlarını hayata 'avantajlı' hazırlamak ve mutlu etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sonsuz sevgi ve samimiyetle, üzerine titriyorlar. İyi anne-baba olmak için bütün hünerlerini sergiliyor, yetmediÄŸi yerde tereddüt etmeden kendilerini aşıyorlar. ÇocuÄŸun isteklerini beÅŸ yıldızlısından karşılamak birincil görevleri ve bunu, can-ı gönülden yapıyorlar. Biricikleri; sevildiÄŸinden, güvende olduÄŸundan, ailesinin her daim arkasında olduÄŸundan emin bir ÅŸekilde büyüyor. Ama ergenlik gelip çattığında; ÅŸirret bir 'patron'a dönüÅŸüyor o çocuk! İstekleri aksatıldığında ya da 'bütçe'den bahsedildiÄŸinde ortaya çıkan 'cadaloz'un karşısında ezilip büzülüyor anne-baba.
Kendi başına barınabilecek ya da karnını doyurabilecek durumda olmayan, ebeveynlerinin imkan ve hizmetlerine muhtaç, yeniyetme bir patron! Ve ona her ÅŸey dahil hizmet/eÄŸlence sunmakla görevli, zavallı ailesi...
YARIN NE OLACAK?
En fenası da; bu numune çocukların, popüler olmayan hiçbir ÅŸeyi kendilerine layık bulmamaları... Kılık kıyafetten gidilen mekanlara/kurslara/tatillere, alınan cep telefonundan bilgisayara, bikiniye kadar böyle... Onlar, her ÅŸeyin en iyisini hak ettiÄŸine inandırılarak yetiÅŸtiriliyorlarsa... Suç kimde? Peki, yarın mezun olduklarında; hangi iÅŸ, hangi ofis, hangi maaÅŸ, hangi aÅŸk, hangi hayat kesecek onları? BeÅŸ yıldızlı çocukluktan sonra adım atacakları gerçek dünya yetecek mi bu biriciklere?
'Böyle bir dünyaya çocuk getirmek' tartışması mazide kaldı sonuç olarak, sevgili okuyucu. 'Bu dünyanın tozunu atacak bir çocuk yetiÅŸtirebilecek miyim?' derdine düÅŸtü artık ebeveynler. Fakat ilkel ergenlik dürtüleri bütün planlarını bozuyor. Çünkü bir ergenin, tüm zamanlardaki tek isteÄŸi; ailesinden kurtulmak! Yasalar böyle... Kolaylıklar diliyorum.
'İsmetçi CHP'nin, 'Atatürkçü değerleri içeren AK Parti' karşısında bir şansı olabilir mi
Gücünüzü bu ülkeyi gererek gösterecek kadar güçsüz müsünüz?