Serdar Turgut serdarturgut@superonline.com

kategori2

Beyaz Türklüğün ölümü

Zaten 'ahlak'ları sorunluydu. İnanç ile zorlamalı bir iliÅŸkileri vardı. YaÅŸadıkları topluma tamamen yabancılaÅŸmışlardı.

Kendi 'varoÅŸlarında' (Evet NiÅŸantaşı, Etiler türü yerler de bir tür varoÅŸturlar) rahatsız edilmeden sonsuza dek yaÅŸayıp gideceklerini düÅŸünüyorlardı.
Ama olmadı, deÄŸiÅŸen toplumsal dengeler nedeniyle tüm düÅŸünceleri ve yaÅŸam tarzları sorgulanmaya baÅŸlandı.

Rahatsız oldular, paniklediler ve fena halde dağılmaya başladılar.
En sonunda kendilerine ait olduğunu sandıkları parti olan CHP de intihar etmeye başladı.

Açıkçası çok kısa bir süre önce, sanki memleketin tek sahipleriymiÅŸ gibi davranan Beyaz Türkler dağıldılar, sahipsiz kaldılar ve tarih sahnesinden silinmeye baÅŸladılar.

***
Televizyonda ısı yalıtımı düzeniyle ilgili bir reklam görüyorum. İçi yalıtım maddesi ile kaplanmış bir duvarın iki yanında sıcak ve soÄŸuÄŸu temsil eden insanlar koÅŸarak geliyorlar, zıplayıp duvara doÄŸru fırlıyorlar ve duvara çarpıp yıkılıyorlar, nakavt oluyorlar.

Ben son zamanlarda CHP'nin durumunu bu kadar mükemmel anlatan baÅŸka bir film olabileceÄŸini sanmıyorum.

Yıllardır bu parti içinde hizipler var, birbirlerine düÅŸmanlar. DüÅŸmanlıklarının nedenini kimse, kendileri de dahil, bilmiyorlar.

Aslında BTE (Beyaz Türk Erkekler) den oluÅŸan bir grup bunlar. Toplumun beklentileri, arzuları farklı, onlar bunun hiç farkına varmadan ve de bunu pek umursamadan (Bu tavrın her zaman yanlış olacağını söylemek, teorik açıdan yanlıştır ama bu tamamen baÅŸka bir konu) yıllardır aynı lafları bıkmadan usanmadan tekrarlıyorlar, toplum onlardan bıktı, onlar birbirlerinden bıkamadılar bir türlü. Üstelik son zamanlarda iyice azdılar da.
Halk onların birbirleriyle kavgalarına anlamadan ve fazla da ilgilenmeden bakıyor (Bu da bir tür halk geleneÄŸidir). Bu nedenle yıllardır parti tek bir adım ileriye gidemedi yerinde sayıyor.

Adamlar birbirlerine saldırıyorlar ama reklamda olduÄŸu gibi kendi gerçeklikten kopukluklarının oluÅŸturduÄŸu görünmez bir duvara çarpıp çarpıp; sapır sapır yere dökülüyorlar. Kavgalarının ne kendilerine ne de o duvara benzer biçimde ayağını yere saÄŸlam basmış gibi duran ve kendini bu tür insanlara karşı yalıtmış olan topluma bir faydaları var.

Reklamdaki duvar, hiç olmazsa enerji tasarrufu saÄŸlarken gerçek yaÅŸamdaki o görünmez duvar, ona kafamızı vurmaya ısrarlı olduÄŸumuz takdirde, bizim enerjimizi tüketip duruyor.

***
 Bu adamların birbirleriyle kavgalarını ve kafalarını görünmez duvarlara çarpıp yere yıkılmalarını seyretmekten nedense bir türlü bıkamamış olan BTE başı Deniz Baykal (Ve evet oymakbaşı olmak gibi bir ÅŸey bu) o hayatı pek sevdiÄŸinden olsa gerek, iç kavgayı durduracak görünmez duvarları yıkabilecek, yeni baÅŸkan adaylarının ortaya çıkabilmesini durmadan engellemeye çalışıyor.

Parti içinde o görünmez duvara fırladığı takdirde kafasını çarpmayacak ve yıkılıp bayılmak yerine o görünmez duvarı delip geçebilecek tek insan olan Kemal KılıçdaroÄŸlu'yla ilgili olarak 'sözde partinin' içinde son iki gündür yaÅŸanılanlar, bu olan biteni hayretler içinde seyretmekte olan Beyaz Türklerin arasındaki utanma duygusunu henüz kaybetmemiÅŸ olan insanları, neredeyse hasta edecek düzeyde mide bulandırıcıydı.

***
Deniz Baykal'ın o hayatı neden bu kadar fazla sevdiÄŸini ve bir türlü bırakamadığını anlamaya çalışıyorum ama bunun rasyonel bir açıklaması maalesef yok. Belki de parti baÅŸkanı olmak, ona çapkınlık yapabilmesi için uygun bir kılıf hazırlıyordur. Sadece bu nedenden dolayı baÅŸkanlık koltuÄŸuna bütün vücuduyla sarılmış ve bırakmak istemiyor olabilir.


***
Anlayacağınız Deniz Baykal, görevinden alınmış eski yayın yönetmenlerinin durumuna düÅŸmek istemiyor olduÄŸu için tekrar ısrarla baÅŸkanlığa dönmek istiyor galiba.

Nasıl ki yayın yönetmenleri görevden alınınca, karılarına çalışıyorum çok iÅŸim var diye yalan söyleyip çapkınlık yapmak imkanları artık kalmıyorsa, Deniz Baykal da hayatın bu zalim darbesini yemek istemiyordur.

***
Tabii nasıl ki artık çapkınlık yapmak imkanına sahip olamıyor diye kendisine acınılıp hiçbir kiÅŸi yayın yönetmenliÄŸine geri atanmıyorsa biz de Deniz Baykal da artık çapkınlık yapamayacak diye ona acıyıp genel baÅŸkanlığa geri dönüÅŸünü desteklemek zorunda deÄŸiliz. Biz zorunda deÄŸiliz, Kemal KılıçdaroÄŸlu hiç deÄŸil.

Baykal'ın aksine Kemal Bey kendisine çapkınlık yapması için kadın tarafından ısrar gelse bile bunu uzun bir açıklama yapıp reddedermiÅŸ gibi bir havası var.

Görüntüler insanı gayet tabii ki yanıltabilir. (Yere bakar yürek yakar türünde folklorik absürd laflar bu tür durumlar için söylenmiÅŸ olmalı çünkü o cümlenin düÅŸünülebilmiÅŸ olmasının baÅŸka makul bir açıklaması yok).
Ancak inÅŸallah yanılmıyorumdur. Çünkü Deniz Baykal'dan sonra o da çapkın çıkarsa doÄŸrusunu isterseniz ben acayip korkmaya baÅŸlarım.
Ya çapkınlığı da giriÅŸtiÄŸi her iÅŸ gibi ciddiye alırsa; bu konuda da azimle, ilkeli bir ÅŸekilde çalışırsa. Ya çapkınlık üzerine hazırladığı bir ayrıntılı dosya varsa veya o dosyadaki her bilgiyi uygulamaya da karar verirse.
O zaman bu adamın son derece tehlikeli olacağını da tahmin etmek pek zor değil.


***
Beyaz Türklerin partisi olan CHP anladığım kadarıyla bugüne kadar baÅŸkanlarının kaçamakları hakkında konuÅŸmamak ve üstünü örtmek amacıyla mükemmel bir dayanışma sergilemiÅŸler. Bu biraz kalabalık bir akÅŸam vakti Papermoon'un barında herkes tarafından tanınıp bilinen bir adamın, birdenbire yanındaki güzel ve genç kızı öpmeye baÅŸladığında bardaki diÄŸer erkeklerin adamı tanımıyorlarmış gibi davranmaya baÅŸlamalarına benziyor.

Beyaz Türkler hayatta nasıl davranıyorlarsa partilerindeki Beyaz Türkler de aynen öyle davranmış.

KeÅŸke çapkınlığın üstünü örtmekteki dayanışmayı, bazı önemli fikirler, ilkeler açısından da gösterebilselerdi.

***
Görünen o ki Deniz Baykal baÅŸkanlığa dönüÅŸ yaparsa, buna sevinecek tek toplum kesimi Viagra türünden hapların üreticisi ÅŸirketlerde çalışanlar olacak. Bunun dışında onun dönmesini gerçekten arzulayan insan toplumda pek yok ama Baykal toplumun görünmez duvarlarını pek seviyor, buna çok alışmış. İlla da gerçeklikten kopuk yaÅŸayıp, görünmez duvar engelleri oluÅŸturacak partisine.

Baykal inÅŸallah ayıp olarak algılanacak bir ÅŸey (Hayır o aklınıza ilk geleni deÄŸil, zira o konuda durabileceÄŸini pek sanmıyorum, alışmış kudurmuÅŸtan beterdir) yapmaz da, umarım baÅŸkanlığa geri dönmek için mücadeleyi bırakır.

MUHASEBE İÇİN ÇEKİLİYORUM
Bir süredir çok konuÅŸtum, çok yazdım. Haftalardır her gece bazen de gecede üst üste iki kanalda olmak üzere konuÅŸuyorum, tartışıyorum. Ben çok laf söyledim, bana çok laf söylendi, biraz yoruldum, ama bu çok önemli deÄŸil. Daha önemlisi biraz çekilip bir muhasebe yapmak istiyorum. Ben ne demiÅŸim, bana neler denmiÅŸ, bu deÄŸerlenmeyi yaptıktan sonra yoluma nasıl devam edeceÄŸime karar vereceÄŸim. Birkaç gün olmayacağım.
Önemli not: Bu yazı il baÅŸkanlarının belki de hayatlarında ilk kez Baykal'dan talimat almadan kendi baÅŸlarına verdikleri güzel karardan önce yazılmıştır. İl baÅŸkanlarının Kemal KılıçdaroÄŸlu'na verdikleri destek, partide hala daha onca yıpratılmaktan sonra mucizevi bir ÅŸekilde hayatta kalabilmeleri ÅŸansının olduÄŸunu gösteriyor. Bence Beyaz Türkler de kötümser olmayı bıraksınlar artık, geçmiÅŸte ne olduysa oldu, yeni döneme bakın hayat hakkında sonra karar verin.

Tabii dün olanlar düne kadar olanları, anlatmak için yazdığım yazıyı deÄŸiÅŸtirmemi gerekli kılmıyor.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Alevi açılımına zemin hazırlamak için roman yazdım
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3