Serdar Akinan

kategori2

Doğu'nun hainleri

Allah vicdanı neremize gömmüştür?
Beynimize mi? Kalbimize mi?
Yanıtı malum.
'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır'
Hz. Muhammed'in bu hadisi beynime değil kalbime kakılıdır. Öyle olduğu için susamadım. Susmayacağım...

Yaşantım kalbim öyle dedi diye ziyan olacaksa... Varsın olsun...
Adlarını ağzıma alarak kirletmeyeceğim birileri, kalkmış gökyüzünde çığlık çığlığa uçan kırlangıçlar gibi vicdanlı insanlara necaset atmaya kalkıyor. Haddinizi bilin!...

Ona buna küfür ederek rating yapmayı öğrendiğiniz adamlar, bir şişe viskiye, bir yalıya, bir yanak okşamaya fit oluyordu. Üstelik onlar inançsızlıklarını bir kimlik gibi taşıma cüretini gösterecek cesarette insanlar...

Siz utanmadan 'Müslüman' kimliğine sığınarak anlamı kirletiyorsunuz.
'Doğu Konferansı'ndan yola çıkarak; oradan kendinize de paye vererek, her şart altında, namus ve vicdan adına direnenlere 'ölçülü' çakıyorsunuz.
Neymiş efendim... Mavi Marmara konusunda laf etmişler.
Hükümeti eleştirmişler.

İslam ne demek? Teslimiyet...
Oysa o teslimiyet tıpkı Hz.Mevlana'nın, İbn ül Arabi'nin yaşamlarına, kitaplarına inciler gibi damıttığı mutlak bir isyandır...
'Firavun'a... Verili düzene... 'İktidar'a isyan... Yani baş eğmek, dilenmek, yaranmak, yanaşmak değildir... Otonomdur... Anarşisttir.
İslam'da ruhban yoktur. Yani Allah dışında külline reddiyedir.
Vicdanına teslimiyettir.

Vicdanınla ve bedeninle, bu hayata; zamanın firavunlarına bir meydan okumadır.
'Doğu Konferansı' Nihat Genç'in fikriymiş... Nihat bu ülkenin ıssız dağlarında çağlaya çağlaya akan ırmaklar gibi tertemiz bir vicdandır.
Siz sus pus otururken 28 Şubat'a karşı ayağa kalkan.
Halit Meşal buraya geldiğinde esen rüzgara karşı siz susarken ekranlardan, 'Helal olsun' diyebilmiş bir adamdır.

Hikayeyi başından anlattı:
'İlk Hakan Albayrak'a gittim. Hakan-Irak'ta Müslümanlar öldürülüyor.
Gel bir ses verelim... Aydınlarımızı toplayıp, komşularımıza, gidip bir kardeşlik türküsü tutturalım- dedim. Mehmet Bekaroğlu'na gittik. Ömer Laçiner'e gittik, Hrant Dink'e gittik, Nuray Mert'e gittik, Nihal Bengisu'ya gittik, Yıldız Ramazanoğlu'na gittik... Hepsiyle ve sonradan niceleriyle yola çıktık... Cüneyt 5N1K'da Özgül Apaçe ile neredeyse tek medya desteğini verdi ve sesimizi önce Türkiye, sonra dünya işitti...'
Her görüş, din, kültür, inanç ve anlayıştan bir grup vicdanlı insan tarafından siyasi duruşu inşa edilen 'Doğu Konferansı' bugün birilerinin yadırgadığı, birilerinin ayakta alkışladığı 'Türk dış politikası'nın omurgasıdır...
O gezilerde 'şehadet' aranmadı. Şehadet arayan yüzlerce Müslüman gencinin Afganistan'da, Bosna'da, Çeçenistan'da, Irak'ta hatta Afrika'da isimsiz mezarlarını en başta İbrahim Karagül bilir. Sorun o hüzünlü öyküleri anlatsın... O isimsiz gerçek şehitlerin ruhuna, şayet hala unutmadıysanız, bir Fatiha yollarsınız.

O gün barış için koşanlar, bugün yapılanlara en ufak bir itiraz sesi yükseltince 'İsrail muhibbi' ilan ediliyor. En kolay yaptığınız şeyi yapıp yaftalıyorsunuz.

Utanmadan...
Size tek bir soru sormak gerek...
Madem insani değil; İslami bir duyarlılıkla saf tutuyorsunuz...
O halde köşelerinizden, manşetlerinizden tek bir soru yöneltin iktidara...
'Irak'ta öldürülen bir milyon Müslüman'ın katili Amerika'ya karşı da aynı dik duruşu bekliyoruz. Nerede?'

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3