AKŞAM GAZETESİ | Serdar Akinan | 2010-06-14

kategori2

Kanlı asfalt

Asfalt yol nedir? Size ne ifade eder?
Modern bir hayatın vazgeçilmez altyapı figürü asfalttır değil mi?
Modernitenin sembolüdür asfalt.

Bunu aklınızda tutun bir zahmet... Şimdi hikayemi paylaşıyorum.
Geçen gün Çatalca'dan dönüyorum. İstanbul için kendime seçtiğim güzergah TEM yerine Çatalca'yı Kemerburgaz üzerinden İstanbul'a bağlayan henüz pek kullanılmayan bir köy yolu...

Bu yol belli bir noktadan sonra nicedir üçüncü köprü yolu denen duble bir asfalta bağlanıyor.

Kısaca Tayakadın, Durusu, Kemerburgaz yolu...
Fakat eski yol ile yeni yolun birleşme noktasında birkaç yüz metrelik tamamen bozuk bir yol var.

Bu geçişin ise şöyle bir özelliği var. İstanbul'dan herhangi bir nedenle atılan, çoğu kısırlaştırılmış cins veya değil onlarca köpeğe ev sahipliği yapması...
Bazı bazı hayvanseverlerin perişan haldeki bu köpeklere gıda dağıttığına şahit oluyorum.
Neyse lafı uzatmayayım. Tam o bozuk yoldan asfalta kavuşacağım yerde.
İki küçük beyaz leke gördüm. Sol tarafımda ise yavrularını asfaltın üzerinde emziren bir dişi köpek...
Frene dokundum ve yavaşladım.
Durup geri geri gittim.
O dişi sokak köpeği asfaltın kıyısında birkaç günlük yavrularını emziriyordu. İki yavru ise muhtemelen asfaltta dolaşmaya çıkmış ve bir araç ikisine de çarpmıştı. Biri anında ölmüş... Diğeri can çekişiyordu...
Size o vahşeti nasıl anlatsam... Tarif etmenin manası var mı?
Herkes, duyarlılığına göre, o feci fotoğrafı zihninde canlandırdı.
O dişi köpek memelerine yapışmış diğer yavrularını emzirirken biri ölmüş, diğeri ağlayarak can çekişen iki yavrusuna tarifi mümkünsüz bir ifadeyle bakıyordu.
İnsanlığımı sorgulayan o bakışlar altında acı çekerek ölen o yavruyu ne yapacaktım? Elime aldım... Gözlerini yavaş yavaş kapatırken kafamı kaldırdım. Tam bulunduğum noktadan bakınca flu bir İstanbul silüeti gördüm.

Modern, telaşlı, renkli, eğlenceli, 'hayat dolu' İstanbul'un yeni bir 'ana arteri'nin tam da doğaya gelip dayandığı nihai noktada, ellerimde can çekişen bir küçük köpek yavrusu...

O kadar sert bir çaresizlik ki... Son nefesini vermekte olan yavruyu alıp usulca yol kenarına koydum. Diğer yavrularıyla asfaltın üzerine serili yatan anne ise gözlerini dikmiş bana bakıyordu. Adeta bu vahşete daha fazla dayanamamış evlatlarını tek tek asfalta feda ediyordu...
Modernite, şehir... Onca verili refah aslında içinde nasıl da insafsız bir hayatı perdeliyordu. Şehrin yeni aortunun tabiata dokunduğu noktada belki sadece cins olmadığı için, belki adaletsizlik sırf onu seçtiği için hamile kaldığı yavruları bir asfalt kenarına emziren bir sokak köpeği...
Bu şehir kimleri hangi adaletsizlikle asfaltlara fırlatıyor? Hangi hız tutkunları frene bile dokunmadan masumları parçalayıp yoluna devam ediyor?
Allak bullak arabaya bindim. Yoluma devam ettim...
Şehre girdim. Trafik tıkandı... Belediye otobüslerinde tıklım tıkış, model model arabalarının içinde ıssız kadınlar erkekler... Asfalt üzerinde ilerliyorlar... Kimi telaşlı, kimi boş bakışlı... Genelde sıkıntılı, huzursuz...
Güvende misiniz? Mutlu musunuz?
Bir gün asfalt kenarlarına bırakılan ölü köpek yavruları görürseniz...
Hayatınıza bakın.