Ekranlardan kim, 'Türkiye-İsrail arasında barışın olması için İsrail yönetiminin ve Türkiye'den AK Parti yönetiminin gitmesi lazım' dedi bilmiyorum.
Belli ki bu analiz Başbakanı fena halde kızdırmış.
'Bunu utanmadan, sıkılmadan televizyonlarda söyleyecek kadar da maşallah cesurlar. Onlar bunu söyleyecek kadar cesur, bu ülkenin başbakanı, iktidar partisinin genel başkanı bunu seyredecek kadar 'sünepe' öyle mi?' diyerek tepkisini ortaya koydu.
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim Başbakan elbette 'kılıksız ve uyuşuk' yani sünepe değil.
Tam tersi... Karizmatik... Reaktif hatta proaktif...
Fakat yapılan bir analize bu kadar sert tepki gösteren Sayın Başbakan'ı bu kez anlamakta zorlanıyorum.
Zira bu kadar tepki gösterdiği konu ne?
İsrail-Türkiye ilişkileri... Bu ilişkiler ne zaman bozulmaya yüz tuttu?
İsrail Gazze'ye saldırıp kadın, çoluk çocuk demeden öldürdüğü günden beri.
Sonra malum... Davos'ta , 'One minute' geldi. Ardından Mavi Marmara baskınında kan döküldü.
Dışişleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu bu süreçlerin tamamında Sayın Başbakan'la aynı şeyleri dillendirdi.
Ve geçen gün İsrail konusunda sesini yükseltiyor diye Davutoğlu'nun şahsını hedef alan son derece ağır bir yazı kaleme alındı.
Bu yazıyı kaleme alan yazar, şu anda Doğan Grubu'nun kanatları altında olabilir ama o konuda da tavrı net Sayın Erdoğan'ın...
Bakın ne dedi?
'Hangi patrondan gücünü alırsan, hangi medya grubunun mensubu olursan ol, bizi bağlamaz... '
Vallahi kafam karıştı... Fırçayı kim yedi? Neden yedi?
İşin kara mizahı bir yana...
Ahmet Davutoğlu'na yönelik 'ayar verici' bu yazının cüreti nereden geliyor iyi okumak gerek.
Bu, maliyetinin olmayacağı hesaplanarak kaleme alınmış sert bir eleştiridir.
Yoksa Başbakan'ın eski sözcüsü olmak koruyucu bir mazeret olamaz.
Peki neden böylesi bir tavır?
Ben bunu Fethullah Gülen'in daha o anda gördüğü (hissettirildiği?) fotoğrafın Başbakanlık katında anca algılanmasına bağlıyorum.
ABD'nin güç odakları kolektif hareket etmiyor. Yani monolitik bir siyaset gütmüyor. Pragmatik...
Bölgemizdeki çıkarları bir makulde buluşsa da sorunlara çözüm çeşitli.
Algılar dolayısıyla tepkiler de çeşitli...
AKP'nin genel itibarıyla başarılı bir Ortadoğu politikası var. Erdoğan Arap aleminde son derece sevilen etkili bir figür...
Ama verili rol neydi?
'İran'ı dengelemek'
Fotoğraf ne?
'İran'ın yanında yer almak'
Gerçekten bu tavır sürecek mi? Anlamak için çok beklememiz gerekmeyecek.
İran Gazze için yola çıkacak yardım konvoyunun bir kolunun İstanbul'a uğrayacağını açıkladı. Ötesinde 'İsrail müdahale ederse karşılık veririz' dedi..
Türkiye bu kez İran'ın yanında 'fiilen' duracak mı? Durmayacak mı?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.