AKŞAM GAZETESİ | Elif Aktuğ | 2010-07-10
Aralıkta 50. yaşını dolduracak olan Julianne Moore, hiç kuşkusuz Hollywood'un en cesur ve en baştan çıkarıcı kadınlarından. Bu hafta 'Chloe' ile seyircisiyle buluşan Moore, filmlerini çocuklarının izlemesini istemiyor.
Birçok filmde oynadı ama öyle üç filmi var ki sinema salonunda nefesler kesilerek, perdeden gözler bir saniye bile ayrılmadan seyredildi, seyrediliyor. 1997 yılı yapımı 'Boogie Nights'ta oynadığı zaman hayli tanınmış bir oyuncuydu ama adı sanı duyulmamış bir yönetmen olan 27 yaşındaki Paul Thomas Anderson'ın teklifini neden kabul ettiğini kimse anlamamıştı. Filmde bir porno yıldızını canlandırıyor, ABD'de birçoğu sansürlenen cesur sahnede çekinmeden oynuyordu...
Babası askeri yargıç olan ve sıkı bir disiplinle yetişen Julianne Moore, çok genç yaşında oyuncu olmaya karar vererek okulunu bitirmiş ve Broadway'de çalışmaya başlamış. Güzelliği ve üstün performansı sayesinde önce günlük dizilere, oradan televizyon filmlerine, ardından küçük filmlere, derken büyük bütçeli filmlerdeki küçük rollere ve kaçınılmaz olarak yönetmenlerin dikkatini çekerek başrollere kadar yükselmiş.
OĞLUNUZ İÇİN NE YAPABİLİRSİNİZ?
Ancak tercihini hep farklı senaryolardan ve kendini zorlayacağı rollerden yana kullandı Moore; oysa çoğu hemcinsi gibi hem para kazanıp hem de risk almadan yerini koruması pek mümkündü.
2008'de oynadığı 'Saving Grace' kendisi de iki erkek çocuk annesi olan Julianne Moore için bambaşka bir anlam ifade ediyor. Bu hem oynaması hem de seyretmesi zor filmde Moore, oğlunun eşcinsel olduğunu kabullenemeyen ve bunun oğlu için aşılamayacak bir durum olmadığını kanıtlamak için oğluyla ilişkiye giren ve sonunda oğlu tarafından öldürülen bir kadını canlandırıyordu. Bu noktada filmi izlediğim salonda çıt çıkmadığını hatta salondan sinirlerine hakim olamayarak çıkanlar olduğunu söylemeliyim.
KOCANIZ SİZİ ALDATIYORSA?
'Benim filmlerim yetişkinler için, çocuklarımın seyretmesini asla istemem' diyen Julianne Moore'un son bombası Atom Egoyan imzalı 'Chloe'.
Kocasının kendisini aldattığını düşünen ve bir fahişeye para vererek kocasını baştan çıkarmasını isteyen bir kadını canlandırıyor bu defa. Bahsettiğim bu 3. filmin neden yine nefes alınmadan seyredileceğini yazmıyorum zira film gösterimde. Cesaretiyle dünya sineması için çok önemli bir yerde duran usta oyuncu Julianne Moore, hayal kuranların hayallerini gerçek kılma işinde, müthiş bir oyuncu olarak kendi efsanesini yaratmış bir kadındır aynı zamanda.
Not: Bu yazı kendi sesini kullanmadan star olanların, mesela sadece kıyafetleriyle gündeme gelen yıldızcıkların, farklı bir senaryoda yer almayı bırakın farklı bir makyaj yapmaktan korkanların ama bunlara rağmen her projede yer alanların güzel ülkesindeki yalnız oyunculara adanmıştır...
Haftalık
Brad Pitt hanımıyla Bodrum'a gelmiş, huuuuuu!!! Hiç güleceğim yoktu, emeği geçenlere en içten teşekkürlerimi sunarım.
Özge Ulusoy'a 'Herkes hata yapar, üzülme' dedim, aynı gün Bebek'te Ferruh Taşdemir'i gördüm ve başımı çevirdim. Göz göze gelsek 'Üzülme herkes hata yapar' diyecektim...
Çelik Erişçi'nin köşe yazılarını okurken bakıyorum sonuna gelmişim, başa dönüyorum yeniden sona geliyorum.
Kim Kardashian kaşlarına kalıcı makyaj yaptırmış, çok da güzel olmuş. Türkiye'de en iyi kaş yapan adam makyöz Erdal'dır, meraklısına.