1991 yılında Avrupa'nın göbeÄŸinde bir iç savaÅŸ çıktı.
Yugoslavya olarak bilinen bir ülke dört yıl içinde kan gölüne döndü.
Yüzyıllardır yan yana huzur ve barış içinde yaÅŸayan farklı etnik ve dini kökenden kardeÅŸler birbirlerini boÄŸazladı.
2. Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'da gerçekleÅŸen en büyük soykırım ise Srebrenitsa'da gerçekleÅŸti.
11 Temmuz 1995'teki katliamı neden hatırlamalıyız?
Sırp General Ratko Mladiç komutasındaki 'Akrepler', BM 'korumasındaki'
güvenli bölgede 8 bin 300 BoÅŸnak'ı katletti... Cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetler parçalandı ve 64 ayrı toplu mezara gömüldü.
Çok deÄŸil daha 15 yıl önce iÅŸlenen bu soykırımın tescilli kışkırtıcısı Batı'dır.
Srebrenitsa Mezarlığı'nda bugün 4 bin 274 mezar var. Bu sayı kemikleri bulunan veya tespit edilenlerin ise yarısı.
Hollandalı askerlerin kılını kıpırdatmadığı bu katliamda silahsız kadınlar ve çocuklar parça parça edildi.
Şimdi bir durun ve neyi tartıştığımıza iyi bakın!
O iç savaÅŸ ne zaman çıktı?
1991'de... BeÅŸ yılda Yugoslavya diye bir ülke kalmadı. Sokaklardan oluk gibi kan aktı. Batı ise seyretti. Hesabı hala sorulamayan bu katliamın o topraÄŸa bin yıllık bir nefretin tohumlarını nasıl ektiÄŸini de ayrıca iyi görmek gerek.
Åžimdi aynı kahpe tohumları bu ülke coÄŸrafyasına eken kimdir? Elbette bu adamları artık tanıyoruz... Duvar yıkıldıktan sonra bu coÄŸrafyada iÅŸgal edilen, kışkırtılıp bölünen, karıştırılan ülkelerde çalışanlar kimlerdir? Hep aynı 'açık' vakıflar, aynı 'liberaller', aynı 'demokrasi mücahitleri'...
O isimler kan dökülmeye, kardeÅŸ kerdeÅŸi boÄŸazlamaya baÅŸladığı vakit tarihin ıssız sayfalarında kaybolup giderken geriye ise böyle Srebrenitsa gibi toplu mezarlar, içi kurumuÅŸ kemik dolu sıra sıra tabutlar kalır. O tabutların başında ise aÄŸlayanlar aynı topraklarda yıllarca yan yana yaÅŸayan insanların gözüyaÅŸlı, acılı, nefret yüklü yakınlarıdır...
Getirdikleri demokrasi bu gözü yaÅŸlıların ırzına geçmiÅŸtir. Soyları köledir. Batı demokrasisinin kulları arasına katılmışlardır. İşte böyle günlerde gidip o toplu mezarlara aÄŸlarlar, ağıtlar yakarlar...
O günlerde yanlarında duran, güzel gelecekten, demokrasiden, insan haklarından bahseden liberallerden, 'Batı'lı gözlemcilerden bir teki yanlarında mıdır?
Bakın o sıra sıra tabutlara tek bir samimi Batılı var mıdır?
Ağlayanlar kimdir? O Srebrenitsa fotoğrafına iyi bakın!...
Bizim Srebrenitsa'larımızı tezgahlayanlar bugün vitrindedir...
Yarın silahlar sustuÄŸunda ve tüten dumanlar dindiÄŸinde bizler ya o mezarlarda veya mezarların başında olacağız...
Bu 'demokrasi' havarileri nerede olacak?
Srebrenitsa 15 yıl önceydi... Huzur dolu Yugoslavya'da bir bölge...
O fotoğrafa iyi bakın... Artık yok.