Prof. Dr. Halil İnalcık'ın son kitabı Kuruluş. Aslında 'İmece ürünü'. Hoca'nın yetiştirdikleri birlikte kaleme aldılar. Yaşayan-Allah uzun ömür versin- en önemli ismin araştırmaları Osmanlı'nın 1299'da Söğüt'te değil, bugünkü Yalova sınırları içinde kurulduğunu belgeliyor. Prof. Dr. İnalcık bir yerde 'Bildiklerinizi unutun' diyebiliyor. İmparatorluğun nerede, ne zaman hayata geçtiği bir yana, 'Bir Devlet'in var olma sebepleri, bunları oluşturan koşullar ve mekanın önemi'ni vurguluyor. 'Mekan-Zaman-İnsan arasındaki bağlantı'nın şifrelerini açıklıyor.
...
Başlangıçlar önemlidir. Ama tarihi sadece geçmişimizi öğrenmek için okumayız. İnalcık ve 'Yol arkadaşları' bunun bilincinde. Kuruluş, bir yandan bilimsel ciddiyetle tarihin arşivine sokarken, diğer taraftan bugünün ve yarının 'Güçlü Türkiye'si için önemli ipuçları veriyor. Bu değerli çalışma Hayykitap etiketiyle raflara çıktı.
***
Emrah Başıbüyük'ün e-postasının son bölümünü alacağız. Çünkü zamanı uygun düştü:
'Ceddim belli, atam belli. Toprak belli, vatan belli. Şehit olup yatan belli. Türkoğlu Türk'üm ben. Bir sabah ağarınca tan, Ergenekon'da yazıldı destan. Bu topraklar sanma ki bostan, Türkoğlu Türk'üm ben. Altaylar'dan çıkıp geldim, Malazgirt'te ne canlar verdim, koskoca bir orduyu yendim, Türkoğlu Türk'üm ben. Tarihler boyu hep coştum. Fatih önde İstanbul'a koştum, çağ kapattım çağ açtım, Türkoğlu Türk'üm ben. Düşman sürüsüne karşı Mehmed'im, Çanakkale'de 253 bin şehidim. Destanlar yazdım, tarih şahidim, Türk oğlu Türk'üm ben. İstiklal için ölümü aldım göze, düşmanların topunu getirdim dize. Cümlesini denize döktüm denize, Türkoğlu Türk'üm ben. Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Türkoğlu Türk'üm ben. Namertle yoldaş olmadım, dokuz yandım sönmedim, asla yolumdan dönmedim, Türkoğlu Türk'üm ben. Oğuz Boylum asil soylum, yılanlarla dolu koynum, kesilir ama çekilmez boynum, Türkoğlu Türk'üm ben'.
...
Hakkı Demir tıpkı Aydın Sevdi gibi duygularını dile getirenlerden; 'Hükümet sanatçıları kahvaltıya çağırırken, öbür taraftan PKK'yı hangi özel birliğin yok etmesi gerektiğini tartışıyor. Aslında onların yapması gereken, açılımı yüzlerine gözlerine bulaştırdıklarını itiraf etmek. Zira PKK'lıları halayla karşılarken, onun kimlerle birlikte yok edilebileceğini araştırmak komik. Böylesi geniş açılım, görülmedi'.
...
Sayın Başbakan'ın dahi dilinin dolandığı ortamdayız. Ferhat'ı Şirin'le buluşturmak yerine Mecnun'un Leyla'sına götürüyor. Belki de kafasındaki koalisyonun provasını yapıyor. Yanlış kurgu. Ekranlara bakıyoruz, tartışma konusu aynı. Hüsamettin Cindoruk Büyüğümüz, Mehmet Tezkan'a önemli laflar etti. Dileriz Başbakan'a iletilmiştir.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.