Bugün geniÅŸletilmiÅŸ zindanlarımızı binlerce çocuk ve gençle doldurmuÅŸsak, üstüne üstlük ölümcül hasta çocuklara zindanlar mezar oluyorsa, 12 Eylül'le hesaplaÅŸma vicdanına eriÅŸememiÅŸizdir.
Parasız saÄŸlık, parasız eÄŸitim, parasız ulaşım haktır diyen temiz içme suyu ve temiz çevreyi savunan gençlerin yakasına 'terörist' diye yapışıp içeri atanların darbe yakınmacı PR'ları boÅŸtur.
OrtaöÄŸretim çağındaki çocuklar tutuklu, çocuklar mahkum, mahkum çocuklar ağır hasta ve ölüyorlar.
Anayasa referandumunun popülist-medyatik kampanyasında yakılan sahte ağıtların gölgesinde, Abdullah Akçay öldü.
Darbeci evladiyelik bürokratik-engizisyonun son çocuk infazı Abdullah oldu.
14 yaşında girdiÄŸi cezaevinde büyümeye çalışırken kan kanseri olan Abdullah, çarÅŸamba günü hayattan ayrıldı.
Tecrit edilmesi gereken binlerce mülksüz çocuktan biriydi, anasına sarılamadan, huzur ve veda hakkını yaÅŸayamadan gitti.
Mayıs ayında 18 yaşına giren, hastalığı ölümcül evreye varan Abdullah için Adli Tıp'tan beklenen 'ceza erteleme kararının' gelmesi 'beÅŸ' ay sürdü.
Yargıtay tahliyesini görüÅŸmek için 26 Temmuz tarihini vermiÅŸti 'o' 21 Temmuz'da acılar içinden ondan esirgediklerimizle hayatını kaybetti.
Yine dünya donukkanlı statükoya kaldı.
Zulüm bürokrasisi, bedeni iki yıldır kanserle sarılmış Abdullah için 'yaÅŸamın aciliyeti yoktur' kararı almıştı.
12 Eylül'ün zindancı mantığı hiç yaÅŸ almazken ölü çocuklar da yaÅŸ almıyordu.
Hükümetin anayasa referandumunu darbe geçmiÅŸimizle hesaplaÅŸma tarihi olarak ilan ettiÄŸi ülkede, cezaevlerinde 'Deniz GezmiÅŸ' posterinin deliliyle tutuklanmış liseli gençler var.
Darbelerin daraÄŸacına gönderdiÄŸi gençlerinin 37 yıl sonraki anma törenlerini güvenlik güçleri basarken, kim kimi hangi 'yüzleÅŸmeye' inandıracak.
1 Haziran'da Samsun'da ulaşım ve harç zamlarını protesto eden, Hidroelektrik Santralleri piyasasına karşı halkı uyaran, yazın yoksul mahallelere giderek halka okuma yazma öÄŸreten öÄŸrenci kolektiflerinin 11 üyesi tutuklandı.
Biri liseli olan gençler, yasadışı suç örgütü üyesi olmakla suçlandılar, çünkü piyasa teröristliÄŸi yapıp, halkın yanında yer almışlardı.
Tek cephaneleri 'yumurta' olan gençler, TMK kapsamına alınarak, davalarına 'gizlilik' kararı koyuldu.
Deniz GezmiÅŸ, Mahir Çayan posterleri bulundurmak,1 Mayıs'a katılmak, Derelerin satışına ve termik santrallere karşı çıkmak, liselerde uyuÅŸturucuya ve çetelere karşı mücadele etmek onları 'terör suçlusu' yapmaya yetmiÅŸti.
İsrail Büyükelçisi'ne yumurta atmışlar ve Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesi 'demokratik protesto hakkı kullanılmıştır' kararı almıştı.
Åžimdi 30 yıl önce 17 yaşında yaşı büyültülerek idam edilen Erdal Eren'i, Necati Adalı'nın kısa hayatları ve hatıraları incitilerek yüzleÅŸme mizansenine kalkışılıyor.
Bu 'sözde' yüzleÅŸmede sosyal muhalefetten yani piyasacılığın rahatını bozduÄŸu için tutuklanan çocuklarımız için sahiden hiç 'gözyaşı' yok mu?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.