Ali Saydam ali.saydam@aksam.com.tr

kategori2

Bir fotoğraf bir fotoğraf bir fotoğraftır...

DoÄŸu Hint felsefesiyle tanışan ve meditasyona merak saran dostlarımızdan birine verilmiÅŸ olan bir mantıra ÅŸöyleydi: Bir gül bir gül bir güldür!...

Ben bu iÅŸlerde pek derinlik kazanamadım. Ancak o sözün üzerine düÅŸünüp durduÄŸumu itiraf etmeliyim... Peygamber efendimizin sıkça kullandığının anlatıldığı 'Allah'ım, bana eÅŸyayı (ÅŸeyleri) olduÄŸu gibi göster!' ÅŸeklindeki yakarışıyla o mantıra arasında kurmaya çalıştığım, belki anlam deÄŸil ama duygu bütünlüÄŸü, bana hayli zenginlik kazandırmıştı...

'Okumayı' öÄŸrenmeye çalışırken o zenginlikten çok yararlandım...
 Sevgili Åžükran Koçak teyzemi defnettik... Onunla ilgili yazdığım veda yazısını okuyan pek çok eÅŸ dost beni aradı (AkÅŸam, 25 Temmuz Pazar)... Hepimizin ailesinde ne kadar çok Åžükran teyze varmış... Ortak kültür ve deÄŸerlere sahip olmak demek ortak dostlara, ortak karakter özelliklerindeki yakınlara, ortak geçmiÅŸe ve tabii ki ortak geleceÄŸe sahip olmak demektir... Aldığım telefonlar bu tespitin en güzel kanıtıydı.

Åžükran teyzenin oÄŸlu kadim dostum Y. Mim. Mehmet Koçak, Åžükran ve Leman Hanımların aynı çerçevede yer aldıkları eski bir fotoÄŸrafı bulup göndermiÅŸ... Sinemayı, resmi, baleyi, dansı, ÅŸiiri, mimariyi, müziÄŸi ve tabii ki fotoÄŸrafı, seyredip dinlemek yerine 'okumayı öÄŸrenmeyi sevmiÅŸ' dostlara bir küçük armaÄŸan olarak bu kareyi bizim sütunlarda yayınlamalarını, bizim yazı iÅŸleri yöneticilerinden rica ettim...

Kırmadılar...
Önce bir fotoÄŸrafa bakın sonra da isterseniz bizim yazıya bir göz atın... Bakın bakalım, doÄŸru okuyabilmiÅŸ miyiz?... Siz ve ben yani...


Çuvaldızı kime batıralım?
Orhan Ayhan üstadın, bizim Alice in Chains adlı topluluÄŸun yaptığı ukalalık üzerine yazdığımız yazıya iliÅŸkin yolladığı mektubun keÅŸke tamamını yayınlayabilseydim. Hani bu metal topluluÄŸu elemanları asansöre binmiÅŸler, ter kokusundan rahatsız olmuÅŸlar, mideleri kalkmış ve tüm Türkler hakkında nefret kusmuÅŸlardı ya... Orhan AÄŸabey de çuvaldızı kendimize batırmış:

'Sevgili Saydam, pazar günkü yazını hamamdan öte bir sıcakta ayakta tıkış tıkış bir kalabalık arasında okudum. KabataÅŸ Deniz Otobüsü salonunda Kınalıada'ya ayrılan bir bölümde yüzlerce insan ıstırap çekiyor, oturmak için insanlara ayrılan sadece 35 veya 40 koltuk ihtiyacı karşılamıyordu.
...Son bir ay içinde Antalya'da ve Ankara'da 5 yıldızlı 3 otelde kaldım. İnanır mısın; geceleri klima devamlı olarak gürültü ile nemli bir hava basıyor, elektrik masrafından tasarruf için soÄŸutucu bölümü devreye sokulmuyordu. Antalya'da büyük masraflarla yeniden yapılandırılan eski ve ünlü ÇıraÄŸan Sarayı kopyası bir otelde diÄŸer 5 yıldızlılarda olduÄŸu gibi asansörlerde soÄŸutucu yoktu. Dünyanın en az diÅŸ macunu ve deodorant kullanan ülkesinde bu sıcak mekanlarda ter kokusunun olması doÄŸaldır.
Turizmde 'her ÅŸey dahil' satışları kontrol altında tutamaz, masrafı azaltıp kar için ufak hesaplara girip otellerin yıldızından çalarsanız olacağı budur. Hepimiz biliriz ki ilk intiba önemlidir. Ve yine biliriz ki baÅŸarı detaylarda gizlidir. Bu durumda kimseye kızmaya hakkımız olamaz. Önce biz ne veriyoruz, onu düÅŸünmeliyiz... Sonsuz sevgilerimle...'

Tarkan'da buluşma zamanı
Popüler kültür alanında faaliyet gösteren tüm sanatçı dostlara, herhangi bir kriz ile karşılaÅŸtıklarında olayın iletiÅŸim boyutunu çözmek için önerdiÄŸim davranış biçimini Tarkan'a da tavsiyeyi etmiÅŸtim: 'Tek yapacağınız ÅŸey iÅŸinize odaklanmaktır. Adam gibi üretici olmak... Bir tane hit yakaladınız mı, bakın neler oluyor...'

Tarkan'ın yeni CD'si çıktı... Birden fazla hit adayı var... İçinde 'Sindire sindire ye beni!' diyen ÅŸarkılar da var... İlk dinlediÄŸimde bazılarını rahatsız edebilecek, tutucu Tarkancılara kendilerini ihanete uÄŸramış gibi hissettirecek bazı parçalar bana Jacques Brel'i hatırlattı... Onu yücelten, pop klasiÄŸi haline getiren ve hiç eskimeyen parçalarını... Tarkan'ın bu ağır emek ürünü çalışmasında, insanı bir anda yakalayacak ÅŸarkılar da var, Brel tarzı 'baladlar' da... Sindirimi biraz zaman alacak olan bu Tarkan CD'sini uzun süre unutmayacağız herhalde...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3