AKŞAM | CUMARTESI | 31 TEMMUZ 2010, CUMARTESİ

İsteklerinizi içinizi yakan arzu ve coşkuyla dileyin

'Kuantum sıçraması olduğun yerden, olmak istediğin yere gelmendir' diyen kuantum koçu Nilda Ferhan Efeçınar hayatınızı değiştirmenin ipuçlarını anlattı:sibelyenginic


SKYTÜRK televizyonunda 'Kuantum Sıçraması' programını hazırlayan Kuantum Koçu Nilda Ferhan Efeçınar, bugüne kadar alıştığımız olumsuz düşünce kalıplarını değiştirerek korkularınızı yenmenize ve isteklerimize kavuşmamıza önderlik yapıyor.

SKYTÜRK televizyonunda 'Kuantum Sıçraması' programını hazırlayan Nilda Ferhan Efeçınar, matematik ve sinema-televizyon yönetmenliği bölümlerinden mezun. Yaşam-kariyer ve öğrenci koçluğu alanlarında bireysel seanslar veren Efeçınar, aynı zamanda uluslararası sertifikalı kuantum koçu da yetiştiriyor. 'Kuantum Sıçraması' ve 'İsimlerin Enerjisi' kitaplarının da sahibi Efeçınar'la olumsuz düşüncelerden kurtulmanın yollarını, isimlerimizin gizli şifrelerini, hastalıkların ardında yatan ruhsal nedenleri konuştuk.
- Kuantum sıçraması nedir?
Kuantum evrendeki en küçük parçacıktır ve saf enerjiden ibarettir. Kuantum sıçraması ise parçacıkların hareket etmesidir. Kuantum felsefesine göre bir tane kader programı değil, birçok program ve plan vardır. Düşüncelerimizle o planlardan birini gerçekleştirir ve onun içinde yaşarız. Hayat güvenli bir alan diye düşünürsek güvenli bir alanda, hayat tehlikeli diye düşünürsek tehlikeli bir alanda yaşarız. 'İlişkilerde mutlu olmayı hak ediyorum ve mutlu ilişkiler yaşıyorum' dersek mutlu ilişkiler yaşarız ancak 'Bütün erkekler aldatır' ya da 'Bütün kadınlar dırdırcıdır' dersek, evet o zaman aldatan erkekler ve dırdırcı kadınlar dünyası içinde var oluruz. Kısaca kuantum sıçraması olduğun yerden olmak istediğin yere gelmendir.

YATAKTAN  MUTLAKA GÜLEREK KALKIN
- Peki, olumsuz düşüncelerden nasıl kurtuluyoruz?
Düşünceleri değiştirebilmek için önce bilinçli olarak isteklerimizi belirliyoruz ve bunları değişime direnç gösteren ego uyurken bilinçaltımıza yerleştiriyoruz. Ego gece uykuya dalarken, bir de sabah gözümüzü açar açmaz uyur. Üç etap halinde 21 gün boyunca arzu ettiğimiz neyse -güzel bir evlilik, harika bir iş, bol kazanç- onu uykuya dalmadan önce zihnimizde canlandırıyoruz. Mutlaka ve mutlaka o istediğiniz neyse yakıcı bir arzuyla istemeniz gerekiyor. Çünkü zihnimizdeki düşünceler bilimsel olarak tespit edilmiş belirli frekanslar yayan dalga boyunda hareket eden enerjilerdir. Duygularımızla düşündüğümüzde beynimizdeki sinir hücrelerine bu bilgi yerleşiyor. Hücreler 21 gün sonra kardeş hücrelere bölünüyor. Bölünmeden sonra nadas dediğimiz duruma girip 7 gün boyunca bakışımızı başka yöne çeviriyoruz ve hayatımıza devam ediyoruz. 
- Sadece düşünmek yetiyor mu?
Hedef kartları hazırlıyoruz. 6 ay sonrasının tarihini verip bu kartlara 'Bugün çok mutluyum 5. kitabım basıldı, çok ilgi gördü, bolluk ve bereket bana doğru akıyor, yeni bir ev aldım' gibi olmasını istediğimiz dilekleri olmuş gibi yazıyoruz. Sabah kalktığımızda hedef kartımızı okuyoruz, yataktan mutlaka gülerek uyanıyoruz ve 'Bugünün güzel armağanlarını kabul ediyorum' diyoruz. 

HAYALİNİZDEKİ KİŞİNİN ÖZELLİKLERİNİ LİSTELEYİN
- Olmayan aşkların peşinde koşuyor ve mutsuz olduğumuz ilişkilerden çıkamıyoruz, neden?
Alışkanlıklardan vazgeçmek kolay olmuyor.  Ya gelecek ya da maddi korkulardan bu ilişkilerden çıkamıyoruz. Kişi yalnız kalma korkusundan da hareket edemiyor. Belki maddi zorluk yaşayacağını düşünüp 'Bütün adamlar da aynı en iyisi oturayım' diye düşünüyor. Erkekler de boşanamıyor çünkü onların da yapısında yuva kurma merakı var. Olamayacak ya da platonik aşkların peşinde koşan kişiler genellikle  kendisini değersiz hissediyordur ve bu değersizlik duygusuna da bağımlı olmuştur. Dolayısıyla  kendini değersiz hissedeceği, reddedileceği aşkların peşinden gidebiliyor. 
- Birlikte olmak istediğimiz eş adayı için neler yapmamız gerekiyor?
Mesela biri 'Hayırlı bir erkek istiyorum' diyor, evren de 'Neye göre hayırlı bir adam' diyor. O yüzden ne istediğimizi tam vermemiz gerekiyor. Örneğin; 'Tanıştığımda bekar olan, kariyerli, bana değer veren, beni çok seven, değer verdiğim, aramızda tensel ve ruhsal anlaşmanın olduğu bir eş istiyorum' diye yazmalarını istiyorum. Beyne net sipariş verip 'Buna git' diyeceksin. 'Beni aldatmayan bir adam' diye yazarsak zaten aldatan birini buluruz. 'Parasızlık sorunu çekmeyen' dersen de para sorunu çeken birini bulursun. 'Parası olan ve bolluk, bereket içinde yaşayan biri' diye yazmak gerek. Sonra nasıl bir ilişki hayal ettiğimizi yazıyoruz. Mesela yanına uzanmış kitap okurken, saçını okşarken; deniz kenarında el ele yürürken gibi enstantanelerle o yaşantıyı deneyimlemeye çalışıyorsunuz. Bir süre sonra ilk başta 'Olmaz ki' diyen beyin 'Neden olmasın ki' demeye başlar; 'Neden olmasın ki' diyen beyin 'Tabii ki olacak' der. 'Tabii ki olacak' diyen beyinse 'zaten böyle olması gerekiyordu' demeye başlar. 
- 'İsimlerin Gizemi' kitabınızda isimlerimizin kişiliğimize olan etkilerinden söz ediyorsunuz...
İsimler henüz bilimsel bir konu değil. Daha çok deneyimlerimden yola çıkıyorum. Evrende her şey enerji olduğu için ses de bir enerjidir. Ses dalgalarıyla bedenimizin içini görebiliyor; böbrek taşlarını dahi kırabiliyorlar... Demek ki ses bedenimizi etkiliyor. Müzik terapileri var.
- Bir örnek verebilir misiniz?
Mesela isimleri Ay'la başlayanların duygusal hassasiyetleri olur ve bu nedenle zarar görürler. Kırılgan ve alıngan olurlar. Kadın-erkek ilişkilerinde sorunlar yaşayabilirler. Eğer birlikte oldukları kişinin isminde de 'ay' varsa o zaman sorun olmaz.

HastalIklarIn ardInda  yatan zİhİnsel sebepler
Tiroit: Kendimizi düzgün ifade edemediğimizde boğaz bölgemiz etkilenir. Baskıcı bir anne, baba ya da eğitmen kişinin kendini ortaya koymasına engel olmuştur.
Mide rahatsızlıkları: Hazmedemediğimiz duygu ve düşünceler midemizi rahatsız eder. Aldatıldıysak, kandırıldıysak bu midemizi rahatsız eder. Mükemmeliyetçi, fazla gururlu ve kibirli yapısı olanlar mide rahatsızlığı yaşar.
Şeker hastalığı: Eğer 'keşke'lerle yaşıyorsak, kendimizi suçluyorsak pankreas rahatsızlığıyla birlikte şeker hastalığı oluşur. Küçük düşmekten korkma ve kendimiz suçlamak da şeker hastalığına neden olur.
Karaciğer: Nefret ve kin duyguları karaciğeri vuruyor.
Romatoid artrit: Mükemmeliyetçi ve tüm kontrolün kendilerinde olmasını isteyen, başkalarının hatalarını arayıp bütün işleri kendisi halletmeye kalkan insanlarda romatoid artrit ortaya çıkar.

AŞkI, parayI çeken İsİmler...
Aşk enerjisi getiren isimler: Aşk çağıran harfler; U, A, S, Ş, C, Ç, F, L harfleridir. Bu harflerin olduğu isimler soyadlarında olumsuz etkili bir enerji yoksa aşk enerjisini kendilerine çeker. İsmin sonu U ya da A harfiyle biterse aşk enerjisini çekmek daha etkili olur. Sude, Azra, Acun, Açelya, Ahu, Buse, Banu, Ufuk, Ulus, Mustafa, Saba gibi...
Para enerjisi getiren isimler: Parayı çağıran sessiz harfler özellikle M, S ve C harfleridir. U, A, O sesleriyle oluşan isimler para enerjisini kendilerine çekecek güce sahip olurlar. Acun, Serdar, Cansu, Mesut, Sakıp, Umur, Ulus, Semih, Sude...
İş ve kariyerde başarı getiren isimler: K, F, S, Ş, T, M, U, Z, A ve O harfleriyle başlayan isimler. Sakıp, Tarkan, Semih, Tamer, Zeki, Kamelya, Kanat, Menekşe, Mehmet, Faik, Faruk, Namık gibi...

SİBEL ATEŞ YENGİN
sibel.ates@aksam.com.tr

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3