ABD Başkanı Obama, Iraklı liderlere çağırıda bulunarak hükümetin kurulması konusunda derhal anlaşmalarını istedi. Iraklı liderler ise kendi aralarında anlaşamadıkları için başta Türkiye, İran ve Suriye olmak üzere bölge ülkelerini dolaşarak, kendilerine yardımcı olunmasını istiyor. Amerika'nın Irak'taki komutanı Odierno ise Kürtlerle Araplar arasında var olan gerginliğin gelecekte en önemli sorun olarak karşılarına çıkacağını söylüyor ve Amerikan askerlerinin en son Kuzey Irak'tan çekileceğini ekliyor. Irak'ta seçim olalı neredeyse 4 ay oldu ama taraflar bir türlü hükümeti kurma konusunda anlaşamıyor. Maliki, El-Hekim ve Sadr'ın liderliğini yaptığı üç Şii grup, başbakanlık konusunda anlaşamıyor. Her üçünü destekleyen Tahran ise Sünnilerin desteğindeki Şii Allavi'nin başbakanlık koltuğuna oturmasını istemiyor ama bir türlü de Şii üç grubu ortak bir zeminde buluşturamıyor. İran'ın stratejik müttefiki Suriye ise Türkiye ile birlikte şimdiki Başbakan Maliki'nin gitmesinden yana.
Kürtler ise çok farklı bir konumda.
Merkezdeki Sünni ve Şii Araplarla çok karmaşık pazarlıklar içinde bulunan Kürtler, parlamentodaki kilit konumlarından dolayı karşılanması zor ve kendi içinde çelişkili isteklerde bulunuyor.
Örneğin cumhurbaşkanlığı konusu.
Kürtler bir önceki dönemin avantajlarını kullanarak çoğunluğu Arap olan bir ülkede cumhurbaşkanlığının bir Kürt olan Celal Talabani'ye bırakılmasını ısrarla istiyor ve olmazsa olmaz bir koşul olarak ileri sürüyor. Talabani'nin bu yaştan sonra (77) böyle bir makamı arzulaması doğal kabul edilse bile bana kalırsa Barzani'nin Talabani'yi Bağdat'ta tutma gibi bir hesabının olduğu da bir gerçektir. Yani Barzani geleneksel rakibi olan Talabani'nin Bağdat'ta kalmasıyla, kendisinin geleneksel olarak Kürt halkının önderi kalacağını hesaplamaktadır. Kaldı ki Barzani, anayasal olarak Irak Kürt Federe Bölgesi Başkanı'dır.Bir düşünün Talabani cumhurbaşkanı olmadı ve Süleymaniye'ye döndü. Bu durumda doğal olarak Talabani Barzani'nin rakibi olacak ve Barzani böyle bir rakibin zararlarını bertaraf etmek amacıyla onu zayıflatmak için her türlü yola başvuracaktır. Bunun için de Barzani, Süleymaniye bölgesinde hızla güçlenen ve Talabani'nin KYB'nin liderliğini ele geçirmek isteyen Değişim Hareketi'nin lideri Nevşirvan Mustafa'ya dolaylı da olsa destek verecektir. Bağdat'la ilişkileri hızla bozulan bir Barzani bağımsızlığa doğru adımlarını atmayı düşünürken Talabani de bu kez Kürt Federe Bölgesi'nden ayrılarak ikinci bir Kürt federal bölgesinin bağımsızlığını Süleymaniye'de ilan edebilir. Unutmamak gerekir ki; şu anda merkezi hükümetle en büyük sorunu teşkil eden Kerkük Talabani'nin adamları tarafından kontrol edilmektedir. Görüldüğü gibi Erbil ile Bağdat arasındaki sorun ya da sorunların çözülmemesi durumunda genelinde Irak ve özelinde Kuzey Irak yani Kürdistan'daki durum çok karmaşık bir hal alacaktır. Barzani-Talabani ilişkileri ile ilgili senaryo bu karmaşık halin belki de en kolay tarafıdır. Çünkü böylesi bir olasılığın gerçekleşmesi durumunda Irak, federal bir ülke olmaktan çıkar ve konfederal bir ülke olur. Belki de Amerikalılar bunun için Irak'ı işgal etmiştir. Çünkü böyle bir Irak, bölge ülkelerine hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar problem yaratacaktır. PKK ise bu problemlerin yalnızca bir bölümüdür.
Örneğin İran'a ambargo uygulama kararı alan ABD ve müttefikleri Tahran'ın bu ambargo kararını Kuzey Irak üzerinden deleceğini biliyor. ABD tarafından sıkıştırılan bir Tahran ayrıca Irak'ın güneyinde kurulabilecek bir Şii devlet ya da federal bölge üzerinden komşusu Amerikan yanlısı Arap ülkelerinin ve doğal olarak Amerikan işgali altındaki Afganistan'ı karıştırabilecektir. Özetle Irak ve bölge ile ilgili tüm hesaplar, hep kuzeydeki Kürtler ile başlıyor ve bitiyor. İşte bu nedenle Türkiye'deki Kürt sorunun çözümü pek kolay olmuyor ve olmayacaktır. Çünkü bu çözüm formülleri yukarda 1-2 örneğini verdiğim onlarca hatta yüzlerce ilginç faktörü göz önünde bulundurmuyor ve bunların her an değişebileceği ihtimaline karşın farklı öngörülerde bulunmuyor ya da bulunamıyor.
Belki de bundan dolayı ABD Irak'ı işgal etmiştir!
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.