Son birkaç yıldır artan piyasalaşma baskısına karşı örgütlü mücadele veren eczacıların meslek kuruluşu Türk Eczacılar Birliği'ne Rekabet Kurumu'ndan ceza geldi.
Rekabet Kurumu, Türk Eczacılar Birliği'ne (TEB) ilaç alımında rekabeti ihlal ettiği gerekçesiyle 361.190.30 TL idari para cezası verdi.
Aralarında küresel devlerin de bulunduğu ilaç şirketleri, eczacıların alım koşullarını tek taraflı değiştirince, eczacılar da örgütlü mesleki güçlerini ortaya koymuşlardı.
Anlaşılan Rekabet Kurumu TEB'i piyasaya tahakküm kuran 'kartel' olarak değerlendirmiş!
Piyasa sağlığı açısından pazarı üç kartelin kapatmasına ses edilmezken, 23 bin eczacının temsil edildiği meslek birliğinin toplu tavrı 'tekelci' damgası yedi.
Oysa piyasalaşmaya zorlanan eczacılık mesleği ve bireysel işletme eczaneler, TEB'in örgütlü birliğiyle taarruzlara karşı koyup varlıklarını devam ettirebiliyorlar.
Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği ilaç fiyatları ve düşük kar oranlarıyla raflarında tuttukları ilacı hastaya ulaştırsalar bile devletten tahsil etmeleri ayları buluyor ayrıca; meslek, doğası ve etiği gereği serbest rekabetle geçimsiz.
Eğer piyasa hızına ve karlılığına tabi kılınırsa, halka sağlık hizmeti sunan etik zanaatın sonunun geleceği kesin.
24 bin eczacı ve 51 odadan oluşan TEB, anayasanın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğinde bir sağlık meslek kuruluşu ve TEB, sıradan mal olmadığı için ilacın serbest rekabete açılamayacağını, reklamının yapılamayacağını ve eczane açma yetkisinin eczacıya ait olduğunu savunuyor.
Kapitalist mantığa uygun olmayan kamusal yararı gözeten bu itirazları piyasa havsalası alamıyor.
Örgütlü demokratik meslek grubunun toplu eylemleri, geçen yıldan beri devlet kurumlarına rahatsızlık vermişti.
Sosyal Güvenlik Kurumu bu yüzden ilaç alım protokolünü tek taraflı feshedip sonra tek tek eczacılarla sözleşme yapmaya kalkmıştı, sözleşme şartı da vitrine 'eylem afişi' asmayınız olmuştu.
TEB'in güçsüzleştirilmesi ve birliğin kırılması, eczanelerin 'piyasalaşmasının' önünü açacak.
Son beş yılda 200'den fazla fiyat düşüşünü cepten karşılayan eczaneler, kamu ıskontosu almadıkları ilaçları zararına müşteriye değil 'hastaya' ulaştırmayı sürdürüyorlar.
Öte yandan küresel bağlantısı her gün kuvvetlenen ilaç sektörü, istediği karı kazanamayınca başta insülin ve astım olmak üzere piyasadan ilaçları haftalarca çekmesi Rekabet Kurumu'nu rahatsız etmedi.
Eşdeğeri olmayan, hayati öneme sahip ilaçlar, firmaların talebiyle bloke edildi.
İkiye katlanan ilaç pazarı, cazibesiyle küresel devlerin iştahını çok kabarttı. Müşterileşmiş çok tüketen hastalar, ilaç satış alanının zincir şirketlere devrinin hayallerini kurmuyorlar, hazır projelerini şimdilik bekletiyorlar.
Hükümetin 6197 sayılı Eczacılık Kanunu'ndaki düzenleme talebi 'eczane sahipliğini' sermayeye açma peşinde.
Küçük mülkiyetli eczaneler, halkın ilaca erişimini tüm Türkiye'ye, üstelik 3 bin ilçe ve bin belde dahil olmak üzere uzmanlık eşliğinde sağlık hizmetiyle sağlamakta.
İlaç fiyatlarının ve eczacının kazancının 'devlet' tarafından belirlendiği eczacılık, daha fazla müşteri edinerek mal ve hizmetleri yaygınlaştırma amacındaki Rekabet Kanunu'nun güvencesindeki serbest rekabet odaklı piyasa ekonomisine aykırı bir zanaat.
Türkiye'de ilaç fiyatlarının Amerika ve Avrupa'daki fiyatlarının çok altında olmasının 'kamusal eczacılık modeliyle' bağlantısı ayrı bir mevzu.
Velhasıl piyasaların TEB'den rahatsız olmasına mahal yoktur çünkü bugünlerde 'serbest rekabetin' sağlığı gayet yerinde.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.