Gürkan Hacır gurkan.hacir@aksam.com.tr

kategori2

Osmanlılar Türkiye'yi nasıl terk etti?

GösteriÅŸli davetleri, sosyeteyi kıskandıran doÄŸum günü partileri ve iddialı yaÅŸamlarıyla Osmanlı ÅŸehzadeleri Türkiye'ye geri döndüler. Peki, dedeleri nasıl gitmiÅŸti?

Osmanlı hanedan mensupları gösteriÅŸli davetler ve doÄŸum günü partileriyle adlarından söz ettirmeye baÅŸladılar. Ardından hanedan üyelerini tek bir çatı altında toplayacak olan vakıf kurulacağı yönündeki haberler geldi. Osmanlı hanedanından çok Kuzey Avrupalı bir sosyete ailesini andıran halleri ve gösteriÅŸli davetleriyle 'Türkiye'ye Döndüklerini' adeta ilan ettiler.
Peki dedeleri nasıl gitmişti?

İki tarih var. Birincisi Saltanatın ilga (*) edildiği 2 Kasım 1922. Diğeri ise Hilafet'in ilga edildiği 3 Mart 1924.

SALTANATSIZ HİLAFET
2 Kasım 1922'de Saltanat'ın kaldırılışı ilan edilince Sultan Vahideddin, Ankara Hükümeti'ni temsilen kendisini ziyarete gelen Refet PaÅŸa'ya hükümetsiz bir hilafet makamının olamayacağını ÅŸu sözlerle anlattı:
'Saltanatsız bir hilafeti, hanedanımızın en aciz bir ferdinin bile kabul etmeyeceğinden emin olabilirsiniz paşa!'

 Ä°stanbul'dan ayrılmayı kararlaÅŸtırdı. İşgal Komutanı Harrington'a müracaat etti. İngiliz torpidosuyla Malta'ya gitti. Aslında nereye gideceÄŸini bilmiyordu. Yanında kalabalık maiyetiyle beraber kendine tahsis edilen Pini Kışlası'na yerleÅŸti. OÄŸlu Åžehzade ErtuÄŸrul Efendi, iki harem aÄŸası, Sertabib NeÅŸ'et PaÅŸa, Mabeynci Ömer Yaver PaÅŸa, Sinop Mebusu Zühtü Bey ve hizmetliler vardı. Vahideddin burada kimseyle görüÅŸmeyi kabul etmedi.

Sonraki durakları San Remo şehrindeki bir villa olacaktı.
3 Mart 1924'te Hilafet'in ilga edildiÄŸine dair kanun aynı zamanda hanedan mensupları içinde bir dönüm noktası oldu. Hilafetin kaldırılmasıyla beraber hanedan mensuplarının da yurt dışına çıkartılmasına dair kanun kabul edildi.

Kanunun ilk iki maddesi ÅŸöyleydi.

1-Halife hal'edilmiÅŸtir. Hilafet, hükümet ve cumhuriyet mana ve mefhumunda esasen mündemiç olduÄŸundan Hilafet makamı mülgadır.

2-Mahlu halife, Osmanlı Saltanat-ı Hanedanı'nın erkek, kadın bilcümle azası ve damadlar, Türkiye Cumhuriyeti memaliki dahilinde ikamet etmek hakkında ebediyen memnudur. Bu hanedana mensup kadınlardan mütevellit kimseler de bu madde hükmüne tabidirler.

Kanuna göre hanedan mensupları 10 gün içerisinde ülkeyi terk etmek zorundaydılar. Yanlarına sınırlı miktarda para alabileceklerdi. Bundan böyle mülk edinemeyecekleri gibi mevcut mülkleri de Türkiye Cumhuriyeti'ne devrolunalacaktı. Yanlarına sadece iki bavul eÅŸya alabildiler. Koca Osmanlı mülkünden kala kala iki bavul eÅŸya kalmıştı.

Son halife Abdülmecid Efendi ve hanedan ailesine mensup 155 kiÅŸi, yurtdışına çıkartılmasına karar verildi. Birçok üyesi zaten yurtdışında bulunan Osmanlı hanedanı için sürgün günleri resmen baÅŸlamıştı.
Peki son halife Abdülmecid Efendi'yle birlikte sürgüne gidenler kimlerdi?
Abdülhamid Han'ın büyük oÄŸlu Mehmed Selim Efendi, Sultan ReÅŸad'ın oÄŸlu Mehmet Ziyaüddin Efendi, Sultan Abdülaziz'in oÄŸlu Mehmet Seyfeddin Efendi, Abdülkadir Efendi, Ahmet Nuri Efendi Ömer Hilmi Efendi, Abdurrahim Efendi, Abdülhalim Efendi, Osman Fuad Efendi, Ömer Faruk Efendi bu isimlerden bazılarıydı. Tabi sultan efendiler de vardı. Yani hanedana mensup erkeklerden doÄŸma kız çocukları. Åžehzade Selahaddin Efendi'nin kızları Hatice, Fehime ve Fatma Sultan Efendiler, Abdülhamid'in kızları Zekiye, Fatma Naime, Hamide, AyÅŸe Sultan ve Naile Åžadiye'de yurtdışına çıkması istenen hanedan mensuplarından bazılarıydılar.


'NEREYE GİDİYORUZ?'
Yasada 10 günlük süre tanınmıştı ama Ankara'nın beklemeye tahammülü yoktu. İstanbul Valisi Haydar Bey ve Emniyet Müdürü Saadettin Bey, kararı son halifeye tebliÄŸ ettiler. Toparlanmasını teklif ettiler. Abdülmecid Efendi itiraz edecek gibi oldu. Çevresindekiler kalp krizi geçirmesinden çekiniyorlardı.

Valiye bakarak sordu:
- GönderileceÄŸimiz mahal tayin edilmiÅŸ midir Ankara'ca?
Hayır Halife Hazretleri...!
- O halde ne tarafa ve neyle hareket edeceÄŸiz.
Trenle,  Balkan sınırına.
 Abdülmecid Efendi'yle beraber gidenler Çatalca'dan trene bindirildiler. Bir kısım ÅŸehzade ise ertesi gün kendilerine yakın buldukları ülkelere doÄŸru deniz ve demiryoluyla yola çıktılar. Abdülmecid Efendi'ye son anda hazırlanan pasaportun üzerinde İsviçre vizesi vardı. Ancak İsviçre'ye vardığında sınırdan alınmak istenmedi. Kapıdaki görevli siyasi bir kriz olur endiÅŸesiyle son halifeyi bekletmiÅŸti. Kimi hanedan üyelerinin gittiÄŸi yer ise Beyrut olmuÅŸtu. Burada Avrupa'dakinin aksine törenle karşılanmışlardı. Ama bu törenlerin etkisi uzun sürmedi. Kısa sürede sefalet içine düÅŸtüler. Kimi intihar etti, kimi ManÅŸ Denizi'ne atıldı.


YOKLUK İÇİNDE ÖLÜM
Abdülkerim Efendi: Sultan Abdülhamid'in torunuydu. Askerdi. VatandaÅŸlıktan çıkartıldıktan sonra yeniden hilafeti canlandırabilmek için DoÄŸu Türkistan'da mücadeleye giriÅŸti. Japonların onu kullandığını geç anladı. BeÅŸ parasız Amerika'ya döndü. Son ümidi Türkiye'deki miras haklarıydı. İşini takip etmesi için güvendiÄŸi kiÅŸi biraz ilginçti. DiÅŸçi Sami. Ondan gelecek paranın umuduyla son günlerini ucuz bir otel odasında geçirdi. 1935 yılının sonbaharında aynı otel odasında canına kıydı. ÖldüÄŸünde cebinden 3 dolar çıktı.

Ömer Faruk Efendi: Son Halife Abdülmecid'in oÄŸluydu. Sürgünden sonra Mısır'a yerleÅŸti. Maddi zorluklar çekti. Ölmeden önceki vasiyetinde mezarına zarf içinde de olsa vatan toprağının getirilip serpilmesini istedi.
Abdürrahim Efendi: Sultan Abdülhamid'in oÄŸluydu. Sürgüne gönderildiÄŸinde albaydı. Paris'e yerleÅŸti. NiÅŸan, mücevher ne varsa sattı ama yine de tutunamadı. Kimi geceleri Nice plajında yatarak geçirdi. 20 Ocak 1952'de bir otel odasında canına kıydı.

İnÅŸirah Sultan: Sultan Vahideddin'in eÅŸiydi. Mısır'a yerleÅŸti. Sıkıntılarla geçen hayatını Nil Nehri'nin sularında sonlandırdı.

Sultan Vahideddin: Son olarak yerleÅŸtiÄŸi San Remo'daki villada çevre esnafa dahi borçlanarak maiyetini idame ettirmeye çalıştı. Bir yandan kalabalık bir nüfus diÄŸer yandan kayınbiraderi Zeki Bey'in bitmek tükenmek bilmeyen kumar merakı, sıfırı tükettirmiÅŸti. Ölümünden birkaç gün önce mutfak masrafını karşılayabilmek için Hanedan-ı Al-i Osman niÅŸanının üzerindeki iri taÅŸlı mücevherleri küçük tırnak makasıyla söktü. Osmanlı niÅŸanı olduÄŸunun anlaşılmasını istemiyordu. YeÄŸeni Prens Sami Bey'le 'Barkleys Bank'a yolladı. Sonuç hüsrandı. PadiÅŸaha takılan niÅŸan da sahte taÅŸlardan yapılmıştı. Daha tahta çıktığı gün ona oynanan oyunun farkına ÅŸimdi varmıştı. Ölümü fazla gecikmedi. 3 gün sonra hayata gözlerini yumdu.  Bugün  Osmanlı'nın torunları objektiflere ışıltılı yüzlerle gülümseyerek poz veriyorlar. Ama onların babalarından, dedelerinden dinledikleri hikayelerde saklı duran tarih, büyük bir acının izlerini taşıyor. Varlığın ve yokluÄŸun. Hem güçlü ve maÄŸrur olmanın hem de yoksun ve sığınmış. Kendi ülkende yabancı olmanın...
(*) İlga: (varlığını) ortadan kaldırmak.

Gürsel Tekin, İzzettin Vapuru'ndan inmeyi baÅŸardı
CHP'nin çok konuÅŸulan ismi Gürsel Tekin'in (nihayet) Genel BaÅŸkan yardımcılığı görevine getirileceÄŸi açıklanınca aklıma Mithat PaÅŸa geldi. Mithat PaÅŸa, 2. Abdülhamid'in tahta gelmesinden sonra kendini bir anda sanık sandalyesinde bulmuÅŸtu. Ünlü Yıldız yargılamalarından sonra sürgüne gönderilecekti. Kısa süreli Avrupa sürgününden sonra gideceÄŸi yer Taif Kalesi'ydi. İzzettin Vapuru'na bindirildi. Sonu nasıl biteceÄŸi bilinmeyen bir yolculuÄŸa çıkıyordu. Ancak vapur Sarayburnu açıklarında birden demir attı ve beklemeye baÅŸladı. 2. Abdülhamid, halkın, Mithat PaÅŸa'nın sürgününe tepki göstermesinden korkuyordu. EÄŸer bir protesto olursa Vapuru hemen geri çevirecekti. İzzettin Vapuru, İstanbul açıklarında tam 48 saat bekletildi. Tepki olmadığı görülünce Taif'e doÄŸru yola çıktı. Bu yolculuk da Mithat PaÅŸa'nın sonu oldu. CHP'nin parlak siması Gürsel Tekin de, Baykal sonrası Genel Merkez tarafından siyaseten 'Taif Kale'sine gönderilecekti. KılıçdaroÄŸlu dışında Genel Merkezde ona karşı bir duruÅŸ vardı. İstanbul İl BaÅŸkanlığı'ndan sonra bekletildi, kamuoyunun tepkisi ölçüldü. Ancak tabanın baskısı ve halkın ilgisi, onun İzzettin Vapuru'ndaki bekleyiÅŸini kısa sürdürdü. Tekin 'İstanbul açıklarında' tam iki ay bekledikten sonra,  İzzettin Vapuru'ndan inmeyi baÅŸardı. CHP'de yoluna bu kez daha güçlü devam edecek.

Not: Bu haftadan itibaren Skytürk'te hazırlayıp sunduÄŸum Åžimdiki Zaman programı bir ay süreyle yaz tatiline giriyor. Eylül başında yeniden ekranlarda olacağım, görüÅŸmek üzere... http://twitter.com/gurkanhacir

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3