AKŞAM GAZETESİ | PAZAR | 15 AĞUSTOS 2010, PAZAR

Bebek'te üç-beş tur atarım, Olmadı bir de Roma yaparım

Romalı Perihan'ı Bebek'te ışıl ışıl ve bir o kadar da konforlu motosikletle görünce onu daha yakından tanımalıyım diye düşündüm. Sonrası malum, evine gittim, motosikleti kadar renkli dünyasına girdim. Ve gördüm ki, o gerçek bir star gibi yaşıyor.romayaparimic

Bizim jenerasyonumuz Romalı Perihan'ı Savaş Ay ve Ayşe Özgün'ün programlarından, konuk olduğu Okan Bayülgen'in gece şovlarında tanıdı. Ancak Romalı Perihan'ın hayatı bizim bildiklerimizin çok ötesinde. Hayatları, gazino döneminde geçenler için o gençliklerinin ilahı. Eski fotoğraflarına bakınca iç geçirmemek mümkün değil elbet. Hele bir fotoğraf var ki, 'Monica Bellucci'den ne farkı var?' dedirtiyor ister istemez.
Romalı Perihan'la röportaj yapmak istedim. Hemen onu 'google'ladım. Ve bir internet sitesi çıktı karşıma; romaliperihan.net...İnternet sitesinde tüm sanat hayatı fotoğraflarla belgelenmiş, her karenin altına nerede çekildiğinin notu düşülmüş. Ve sitenin en altında bir fotoğraf... Benim dikkatimi Romalı Perihan'ın üzerine çeken, kıskandıracak kadar şık motosikletle Bebek'i turladığı anlardan bir kare. Bir kez daha emindim artık, onun hayatına girmeliydim.
Röportaj yapmayı pek de istemedi aslında. Sonra 'Tamam' dedi, 'Sizi Bebek'teki evime bekliyorum.'
Kapı zilinde 'Romalı Perihan' yazıyor. İsmin bir hikayesi var... Romalı Perihan'ın Türkiye'ye gelmesinde Bebek Belediye Gazinosu'nun sahibi Asım İslamoğlu'nun payı büyük. İslamoğlu, ona o kadar inandı ki, gelir gelmez, henüz 17'sinde olmasına rağmen kocaman bir neona yazdırdı ismini. İtalya'dan gelen Perihan'dı o. 'Peri-han' diye bir vamp oyuncusu da vardı o yıllardı. İki Perihan karıştırılmasın diye Fahrettin Aslan ve Zeki Müren, 'Sen Roma'dan geldin, o zaman sana Romalı Perihan diyelim' dediler.

PRENSES'İN BEBEĞİNE NE OLDU?
Evin kapısı açıldı. Şık ve zarif bir hanımefendi karşımda duruyordu... Üzerinde pembe şifondan bir pantolon-bluz takım vardı. Göğüslerinin iki tarafında kelebek aksesuarları ve parmaklarında gözleri kadar parlayan Swarovski taşlı yüzükler... Kapıdan içeri girdiğimde kendimi kuliste gibi hissettim. Duvarlardaki siyah-beyaz fotoğraflar, onun starlık hayatını canlı tutuyordu. Fellini'den, Zeki Müren'e herkesle fotoğrafı vardı duvarda. Bir piyano ve sizi de zarif zarif oturmaya davet eden minik jestlerle süslenmiş yavruağzı saten koltuklar...
Romalı Perihan'a hayatı boyunca pek çok erkek aşık olmuş. Prens Bijan Esfandiari'yle prensin sürgünde olduğu İtalya'da tanışmış. Babasıyla gittiği davette Prens'in gözleri ona kitlenmiş ve sonra da evlenmişler. O bir prensesti ve Grace Kelly'lerin davetlisi olarak partilere konuk ediliyordu artık. Prensten hamile de kalmıştı. Ancak çok küçük olduğu için tehlikeli olduğunu söylediler. Bebeğinin alınması hayatını  ve prensle olan evliliğini zehir etti. 7 yıl sonra ayrıldılar. Prens bu aşkın üstüne başka bir aşk koyamadı, bir daha da evlenmedi. Boşandıktan sonra öğrendi ki, Prenses Süreyya istememişti bu evlilikten çocukları olmasını.

FELLİNİ'NİN FİLMİNDE BİR TÜRK
Ailede herkes okumuş insanlar. Romalı Perihan da iki akademi bitirmiş. Biri konservatuar, diğeri psikoloji. Sanatçı olmaya karar verdiğinde, dayısı 'Bizim aileden sanatçı çıkmaz' demiş. Güzel kadın, ailesine, 'İnanın sizi üzmeyeceğim' diye söz vermiş, sözünde de durmuş. 'Gazinolarda çalıştım, sahneye çıktım ama ne içki ne sigara içtim hayatımda' diyor. 'Peki' diyorum, 'zor olmadı mı?' Cevap hazır:
' Ben gazinonun sahnesinde sanatçıydım. İçinde değil...' İlk sahneye çıktığında yaşı 17'ydi. Sinemaya ayak bastığında 14... Federico Fellini, aile dostlarıydı. Fellini ona 'Türk lokumu' dedi. 'Satyricon' filminde mitolojik kraliçe sahnesinde rol verdi sanatçıya. 17 yaşında Magali Noel ile aynı sahneyi paylaşıyordu artık.

YILMAZ GÜNEY TİPİM DEĞİL
O artık İtalya'da film üstüne film çekiyordu. Dino de Laurentiis stüdyolarında çekilen 'Waterloo' filminde, Orson Welles, Rod Steiger gibi isimlerle oynuyordu. Türkiye'ye Yılmaz Güney'in filminde oynamak için geldi. Çirkin Kral, hapse girince film yarıda kaldı. Kısa süre önce yayınlanan 'Romalı Perihan'ı Türkiye'ye Yılmaz Güney'e aşkı getirdi' başlıklı haberlerin tamamen iftira olduğunu söylüyor. Üstelik 'Yılmaz Güney benim tipim değildi' diyor. 'Herhangi bir hayranlığım bile yoktu. Sadece sinema için geldim Türkiye'ye'...

İLAH MISIN, NÜKLEER SİLAH MI?
Prensler, işadamları peşinden koşuyordu güzel kadının. Bu kadar mı? Romalı Perihan, 'Kadınlar bile eteklerimi yırtardı' diyor. Hatta genç bir kadından öyle bir cümle duymuş ki, hiç aklından çıkmamış. 'Perihan ilah mısın yoksa nükleer silah mı?' Bir gün kulise sepet içinde birçok küçük kutu gelmiş. Bir işadamından gelen bu kutuların her birinde pırlanta yüzükler varmış. Romalı Perihan sahneye çıkmış ve birini kendi parmağına takmış. Diğerlerini de adamın gözü önünde bütün saz heyetine hediye etmiş, 'Alın eşlerinize götürün' demiş. Çünkü eğer hepsini kabul ederse, o adama bir şans vermiş olacağını biliyordu Romalı Perihan...

CAHİDE'DE AYAKTA ALKIŞLANDI
Romalı Perihan, sanat hayatını çoğunlukla İtalya'da geçirdi. İstanbul'a yerleşik değildi ama sürekli film çekimi ya da sahne çalışması için buraya geliyordu. Türkiye'ye yerleştikten sonra sık sık Ayşe Özgün ve Savaş Ay'ın  programlarına katılıp görüşlerini açıkladı. Bodrum'un meşhur gece kulübü Halikarnas'ta alaturka konser veren sanatçı, geçen yıl da İzzet Çapa'nın girişimiyle Cahide Varyete'de sahneye çıktı. Sosyete mensupları arasında oylama yapılmıştı. 700 kişi Romalı Perihan'ı sahnede görmek istiyordu. Bilet fiyatı 450 TL olmasına rağmen herkes onu dinlemeye gelmişti. Ayakta alkışlandı. O gece o kadar eğlenmek kimseye yetmedi, bir gün daha, bir gün daha diyerek 3 hafta sahneye çıktı.
Sonra Supper Club'ta 27 bin dolarlık elbisesiyle göz kamaştırdı. 72 Singapur incisiyle işlenmiş elbisenin içindeydi ve 'Hürrem Sultan' olmuştu.

MOTORU YEĞENLERİNE VERDİ
Her zaman farklı görebilirsiniz Romalı Perihan'ı. Cici bici bir prenses, motosiklet üzerinde bir asi, Ferrari kullanan bir genç... İşte biz de öyle gördük onu. Bu Honda motoru Amerika'dan bir arkadaşı getirmiş sanatçıya. Bebek'te tur atarken çok ilgi çekmiş. Öyle ki, polisler 'Yeter artık, kıskanıyoruz bu motoru, ceza yazacağız Perihan Hanım' diye takılmışlar sanatçıya. Park yerinin olmayışı, herkesin ışıklı bu motora dokunmak istemesi Perihan Hanım'ı biraz bıktırmış. Geçen hafta onu yeğenlerine vermiş, 'Onlar Bodrum'da geziyorlar şimdi' diyor. 'Nereden biliyorsunuz motor kullanmayı' diyecek oluyorum, 'Aşk olsun, ben İtalya'da büyüdüm. Kawasaki'm vardı orada' diye cevap veriyor. 
Romalı Perihan güzel bir dizide rüya gibi bir kadını oynamak istiyor. 'Tabii ki yaşıma uygun bir rol arzuluyorum' derken, hiçbir estetiğinin olmadığını söylüyor laf arasında. Söylemesine gerek yok, anlaşılıyor. Kendisine iyi bakıyor. Yemeğini diyetisyeni yolluyor. Az et, az salata gelmişti ben evdeyken. Kahveyi bile kafeinsiz içiyor.

ÜÇ KEZ EVLENDİ
Üç kez evlenmiş Romalı Perihan. Biri İran'ın sürgündeki prensesi Süreyya'nın erkek kardeşi Prens Bijan Esfandiari. Diğeri Mısırlı Triko'nun sahibi Erdem Mısırlı, son eşi de Stuttgart'taki Mercedes'te mühendis olan B. Bensan. Son eşiyle yaptığı ve 14 yıl süren aşk evliliğini de Türkiye hasretinden bitirdiğini söylüyor Romalı Perihan. 'Geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz' sorusuna verdiği cevap, 'Bu evde hiçbir erkeğe ait eşya yok' oluyor. Zengin erkeklerle evlendiğinin ama hiçbirinden nafaka talep etmeden, ayrıldığının altını çiziyor.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi 3 yıl önce Romalı Perihan'ı tez konusu yaptı. Şimdi İtalya'da Rizzoli Yayınları sanatçının hayatını kitap yapmak için çalışıyor. O ise dizilerde oynaması gerektiğinin altını çiziyor. 'Hangi sebeple beni öldürmeye çalışıyorlar?' diye soruyor. Bu ülkeyi seviyor. Ama Türkiye'deki otoritelerin, ona İtalya'dakiler kadar yakınlaşamamasını anlayamıyor. Sahi, neden hiçbir dizide göremiyoruz onu?

İPEK ÖZBEY
ipek.ozbey@aksam.com.tr