Atılgan Bayar atilgan.bayar@aksam.com.tr

kategori2

Yiğit Bulut'u meslekten kovuyorum

Başbakan o programa, bugüne kadar 'yandaş' denilerek haksızlık yapılan gazetecilerin kıymetini ortaya çıkartmak için katılmış olmalı, diye düşündüm.

Hükümetin siyasetini destekleseler de, hükümetteki heyet ile aralarında uzun yıllara dayanan bir dostluk olsa da...
Onlar gazeteciler.

Örneğin bir Mustafa Karaalioğlu, örneğin bir Şamil Tayyar, örneğin bir Yusuf Ziya Cömert, örneğin bir Fehmi Koru,  örneğin Eyüp Can, örneğin Ahmet Tezcan ve hatta Akif Beki...

Hiçbiri Başbakan'ın karşısına oturup, Yiğit Bulut'un yaptığını yapmaz, bütün muhabbetlerine karşın isteseler de yapamazlardı.
Mesleğin formasyonu mani olurdu.

Başbakan Erdoğan ile Yiğit Bulut'un 'sansürsüz' söyleşisinde ise, sürekli 'hı, hı' diyen, sürekli destek atan ve yer yer Başbakan'dan daha Başbakancı 'sorumsular' yöneltmeye çalışan bir TV yayın yönetmeni izledik.
Arada ellerini ovuşturması ve bıyık altından gülücükleri de cabası.
Başbakan ile bire bir aynı şeyleri düşünüyor olabilirsiniz. Ama eğer gazeteciyseniz ve bir söyleşi yapıyorsanız, hiç olmazsa, o 'aynı düşünceler'i açacak sorular sorabilmeniz gerekir.

Bunca yıllık medya deneyimine sahip Başbakan da tuhaflığı hissetmiş olmalı ki, çıkışıyla zor durumdaki bu yayın yönetmenine destek olabileceği, yolunu açabileceği bir programda, soruları kendi kendisine sormak zorunda kaldı.

Kendi kendini sıkıştırdı, örneğin Akbil olayını kendisi açıp, kendisi cevapladı.
Bulut'a da, 'metroyu gördün mü' gibi sorular sorup, bir röportajcı gibi cevaplarını aldı.

Program boyunca, biz meslekten gazeteciler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın karşısında oturan Yiğit Bulut'tan daha iyi bir gazeteci olduğunu hüzünle izledik.

Şimdi savunma payı olarak Bulut'un ettiği üç beş kelimede hiç mi doğruluk payı yok, tezi gündeme gelecektir.

Var elbette, ama biz 'Ağustosta hava sıcak olur' düzeyindeki önermelerin doğruluğundan değil, gazetecilik mesleğinden bahsediyoruz.
Başbakan'a bir tek haber çıkartabilecek soru soramadı bu TV yayın yönetmeni.

Peki Başbakan niçin onun programına çıkmayı tercih etti dersiniz?
Twitter'da biri, '20 yıllık çanakçıyım, böyle büyük çanak görmedim,' yazmış.
Ben böyle çanak mekanizmalara tevessül etmediği için büyüyen Başbakan'ın da, karşısında böyle bir performans beklediğini sanmıyorum.
O da şaşırmış olmalı.

...
Önceki gün, TV yayın yönetmeni titri taşıyan bu gazeteci adayı; hem mesleğe, hem Başbakan'a, hem kendi grubuna ihtiyacı olmayan bir şeyi, onlar istese de istemese de, vermeye çabalarken, niteliğini gösterdi.
Mesleğimizin geleceği açısından, önceki günkü performansı dolayısıyla ben Yiğit Bulut'u meslekten kovuyorum.

Tek kusurları, siyasal olarak hükümetle yakın düşünmek olan ve bu yüzden damga üzerine damga yiyen gazetecilerden de bir özür dilenmesi gerektiğini düşünüyorum.

...
Şimdi, kim oluyorsun da, Yiğit Bulut'u meslekten kovuyorsun, diyenler olacaktır...

Kovuyorum ve bunu kayda geçirmemle, kovulmuştur...
Sağlamasını, yandaş veya karşıt, herhangi bir gazetecinin, Yiğit Bulut'un çalıştığı gruptakiler de dahil olmak üzere...

'Evet, Yiğit Bulut bu söyleşide gazetecilik yapmıştır, hiç olmazsa bir tek gazeteci sorusu sorabilmiştir' diye yazamayacak olmasıyla yapabilirsiniz.
Unutmayın, 'doğru' siyasi düşüncelerin ve binlerce yıllık felsefi önermelerin savunulması birisini gazeteci yapmaya kifayet etseydi; gazeteler ve televizyonlar insan kaynakları ihtiyaçlarını partilerin ilçe ve belde teşkilatlarından karşılayabilirdi.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3